VC portföy teorisi power law bağlantısı, risk sermayesi fonlarının nasıl çalıştığını ve neden bu fonların davranışlarının geleneksel yatırım mantığından bu denli farklı göründüğünü anlamak için temel analitik çerçeve sunar. Risk sermayesi getirilerinin çarpık dağılım gösterdiği, küçük bir yüzdelik dilimin toplam getirinin büyük bölümünü oluşturduğu, ampirik bulgular, fon yapısını ve karar alma mantığını belirleyici biçimde şekillendirir. VC portföy teorisi power law perspektifinden bakıldığında, başarılı risk sermayesi fonlarının getiri profili normal dağılıma (Gaussian) değil; güç yasası (power law) dağılımına yakın bir yapı sergiler. Bu dağılımda birkaç şirketin getirisi, genellikle portföyün %10-20'si, toplam fon getirisinin %80-100'ünü oluşturur. Bu gerçek, her yatırım kararının değerlendirme mantığını temelden etkiler: Belirli bir şirkete yatırım yapılıp yapılmaması sorusu, "bu şirketin fonun hedefini tek başına karşılama potansiyeli var mı?" sorusuna dönüşür. Fon matematği perspektifinden VC portföy teorisi power law anlayışı şu sonuçları doğurur: Bir fon, yönettiği fonun 3-5x'ini net getiri olarak dağıtmak için, bu LP'ler için kabul edilebilir performans eşiği, en az bir portföy şirketinin fon büyüklüğünün çok üzerinde değer yaratması gerekir. 100 milyon dolar büyüklüğündeki bir fon için bu, en az bir şirketin milyar dolar ve üzeri çıkış değerine ulaşması anlamına gelir; diğer şirketlerin küçük getirilerinin bu büyüklüğü telafi etme olasılığı matematiksel olarak zayıftır. Bu bağlamda VC portföy teorisi power law anlayışını kavramak, kurucular açısından pratik sonuçlar doğurur. Risk sermayecilerinin neden çoğu şirkete "hayır" dediği; neden "orta ölçekli başarı" senaryolarının yatırımcı ilgisi çekmediği; ve neden yatırımcıların yönetim kurullarında agresif büyüme senaryolarını savunduğu, güç yasası dağılımının fon matematiğini nasıl yapılandırdığıyla doğrudan ilişkilidir. Portföy yapılandırması açısından VC fonları iki stratejik kutup arasında konumlanır: yoğunlaştırılmış portföy (concentrated portfolio, az sayıda şirkete yüksek doz yatırım) ve çeşitlendirilmiş portföy (diversified portfolio, çok sayıda şirkete düşük doz yatırım). Güç yasası dağılımı teorik olarak her iki yaklaşımı da meşrulaştırabilir; ancak takip yatırımı (follow-on) kapasitesi ve portföy yönetim yükü, çoğu fon için yoğunlaştırılmış stratejiyi tercih edilir kılmaktadır. Pro-rata hakları, VC portföy teorisi power law yapısında kritik bir opsiyon değeri taşır. Fon, ilk yatırımın ardından sonraki turlarda orantılı payını koruma hakkını bu hak aracılığıyla elde eder. Gerçek bir güç yasası çıkış adayı ortaya çıktığında pro-rata haklarının kullanılması, kazanacakların payını en üst düzeye çıkarmanın en doğrudan mekanizmasıdır. VC getiri verilerinin şeffaf paylaşımının kısıtlı kalması, güç yasası dağılımı hipotezinin ampirik sınanmasını sınırlamaktadır. Kamuya açık veriler ve Kauffman gibi kurumların yayımladığı analizler, power law etkisinin gerçekliğini desteklese de tam portföy verilerine erişim hâlâ kısıtlıdır.