Her zaman daha hazır olmak istedim. Bir özellik daha eksikti, bir detay daha vardı, bir test daha gerekiyordu. Ürün lansman zamanlaması hakkında kendime söylediğim "henüz olmaz" sayısını saymadım, saymış olsaydım muhtemelen elliye yaklaşırdı. Ürün lansman zamanlaması meselesi benim için kontrolü kaybetme korkusundan besleniyordu. Piyasaya çıkmak, başkalarının değerlendirmesine açık olmak demekti. Müşteri gözüyle baktım ve bunun için hazır olmak istedim. Ama "hazır" sürekli ertelenen bir hayaldi. Altı ay sonunda bir arkadaşım kanlı canlı benim ürünümün işlevini yapan başka bir ürünün çıktığını söyledi. Kötü haber değildi aslında, rakip çıkması piyasanın varlığını kanıtlıyordu, ama ben hâlâ beklerken onlar çıkmıştı. Ürün lansman zamanlamasında öğrendiğim şey şu: piyasaya erken çıkmak mükemmel olmayan bir şeyi sunmak değil, doğru geri bildirimi almak demek. Müşteri olmadan ne istediğini bilemezsin. Lansmanı erteleyerek gerçek veriden kaçıyordum. Nihayet çıktım. İlk on müşteri çok şey söyledi, bazı varsayımlarım yanlıştı, bazıları doğruydu. Ama bu bilgileri altı ay önce almak mümkündü. Ürün lansman zamanlaması için şimdi şunu söylerim: ürününüz utanacak kadar kötü değilse, çok geç çıkıyorsunuz. Mükemmel beklerken gerçek geri bildirim kaybolur.