Fransa'da Fransızca pratik yapmak kolay görünür: dili konuşanların arasındasın, her an pratik yapabilirsin. Gerçekte bu kadar kolay değil. Birinci ay neredeyse hiç Fransızca konuşmadım. Turistlere yönelik yerlerde İngilizce, diğer yerlerde seslenmeden içeri girip çıktım. Utanç engeldi. O Çarşamba sabahı kafede sipariş verdim. Beklediğimden farklı geldi cevap. Ben de yanlış bir şey söyledim. Garson tekrar sordu, ben yanlış anladım, garson baktı, ben kızardım. Fransa'da Fransızca pratik yapmanın o anı komik değildi o sırada. Sonradan çok komik geldi. Ama asıl önemi şuydu: o rezillikten sonra girme cesareti arttı. Çünkü en kötüsü olmuştu ve hayat devam etmişti. O kafenin ardından her güne bir konuşma koydum hedefime. Kasapta, bakkalde, parkta. Her biri küçük bir deney. Fransa'da Fransızca pratik yapmanın en hızlı gelişim yarattığı alan dinleme oldu. Gerçek konuşmalar ders kitabı Fransızcasından farklı. Hız farklı, aksan farklı, kısaltmalar farklı. Bunu yalnızca kulağı alana kadar dinleyerek öğrenebildim. O kısa dönemin dil gelişimim üzerindeki etkisi, daha uzun süreli ev çalışmalarından fazla oldu. Gerçek ortam, en iyi öğretmen.