Moda haftası sokak modası ilişkisi, onlarca yıl boyunca birbirini besleyen dinamik bir etkileşimi temsil etti. Podyumda görülen silüetler, renkler ve dokular bir ila iki sezon içinde sokaklara yansırdı. Bu filtre artık işlemiyor. Moda haftası sokak modası kopuşunun arka planında sosyal medya ve hızlı moda döngüsü bulunmaktadır. Tüketiciler artık podyum çıkışlarını beklemeden trendleri anlık olarak yakalamakta; hızlı moda markaları podyum görüntüsü yayınlandığı anda tasarım sürecini başlatmaktadır. Yüksek moda, bu hıza ayak uydurmak yerine giderek daha ayrışık bir dünyada var olmayı tercih etmektedir. Sonuçta moda haftaları, ticaret fuarından sanat performansına doğru evrilmektedir. Defileler, satın alınabilecek ürünlerin tanıtımından çok bir kavramın ya da imgenin sunumuna odaklanmaktadır. Bu köklü bir dönüşümdür ve sektörün içindeki tartışma henüz olgunlaşmamıştır. Tüketici perspektifinden bakıldığında, moda haftası içeriklerinin büyük bölümünün günlük giyim tercihlerine herhangi bir katkı sağlamadığı görülmektedir. Giyilebilirlikten uzaklaşan koleksiyonlar, alta yatan tasarım anlayışını da anlaşılmaz kılmaktadır. Moda haftası sokak modası bağının yeniden kurulması gerekip gerekmediği sorusu meşrudur. Ancak daha önemli soru şudur: Moda haftaları kimin için var olmaya devam etmektedir? Alıcıların, gazetecilerin ve tüketicilerin çıkarları giderek ayrışıyorsa bu etkinliklerin işlevini yeniden tanımlamak kaçınılmazdır.