Gizli mod yanılgısı, belki de tarayıcı teknolojisinin en çok yanlış anlaşılan köşesidir. Kullanıcıların büyük çoğunluğu gizli sekmeyi açtığında "artık kimse görmüyor" hissine kapılır. Bu inanç hem teknik açıdan yanlış hem de pratikte tehlikelidir. Gizli modun yaptığı şey nettir: yerel geçmişi, çerezleri ve form verilerini oturum sonunda silmek. Yani aynı cihazı kullanan bir başkası tarayıcınızı açtığında hangi sitelere gittiğinizi göremez. Sadece bu. Başka bir şey değil. Gizli mod yanılgısının boyutları ise çok daha geniştir. İnternet servis sağlayıcınız hangi adreslere bağlandığınızı görmeye devam eder. Kurumsal ortamlarda ağ yöneticisi tüm trafiği izleyebilir. Ziyaret ettiğiniz siteler IP adresinizi, tarayıcı parmak izinizi ve davranış kalıplarınızı kaydetmekten alıkonamaz. Reklam ağları, farklı yöntemlerle kimliğinizi yeniden yapılandırabilir. Bu yanılgının sosyal boyutu daha da karmaşıktır. Pek çok kullanıcı hassas aramaları, mali işlemleri veya iş araştırmalarını gizli modda yürütür; kurumsal ağ üzerinde çalışırken bunun ne anlama geldiğini düşünmeden. Şirket güvenlik duvarları bu trafiği kaydediyor olabilir; üstelik kullanıcı farkında bile değildir. Gerçek anlamda ağ düzeyinde gizlilik istiyorsanız, farklı araçlara ihtiyacınız var. VPN bağlantısı ISP'nin göreceği içeriği şifreler fakat VPN sağlayıcısına güven sorununu doğurur. Tor ağı daha güçlü anonimlik sağlar ancak performans maliyeti yüksektir ve her kullanım senaryosu için uygun değildir. Gizli modu doğru tanımlamak gerekirse: bu bir "tarayıcı hafızası sıfırlama" özelliğidir, bir anonimlik aracı değil. Tarayıcı üreticileri bu ayrımı arayüzlerinde açıkça belirtmeli; "gizli" kelimesinin yarattığı çağrışımı düzeltecek daha net bir dil kullanmalıdır.