Elektrikli araç bataryası geri dönüşüm alanında önemli bir ilerleme kaydedildi. Araştırmacılar, kullanım ömrünü tamamlamış lityum-iyon bataryaların yüzde sekseninden fazlasındaki değerli metalleri ekonomik yöntemlerle geri kazanmayı mümkün kılan yeni bir proses geliştirdi. Elektrikli araç bataryası geri dönüşüm sorunu, sektörün önündeki kritik engellerden biri olma özelliğini koruyordu. Mevcut yöntemler ya fazla enerji tüketiyor ya da geri kazanım oranları düşük kalıyordu. Yeni teknik ise iki aşamalı bir kimyasal ayrıştırma yöntemi kullanarak kobalt, lityum ve nikeli ayrı ayrı elde edebiliyor. Yayımlanan teknik rapora göre, prosesin enerji tüketimi geleneksel pirometalurjik yöntemlere kıyasla yüzde kırk daha az. Geri kazanılan metallerin saflık düzeyi ise yüzde doksan sekizin üzerinde ölçüldü; bu oran, doğrudan batarya üretiminde kullanılabilecek kaliteye karşılık geliyor. Elektrikli araç bataryası geri dönüşüm kapasitesinin artması, hem hammadde bağımlılığını azaltma hem de atık yönetimi açısından stratejik anlam taşıyor. Analistler, 2030 yılına kadar Avrupa'da yıllık batarya atığının üç milyon tona ulaşmasının beklendiğini, mevcut altyapının bu yükü taşıyamayacağını vurguluyor. Yeni teknolojinin endüstriyel ölçeğe taşınması için pilot tesisin 2027'de devreye alınması planlanıyor. Teknolojinin lisanslama süreçleri tamamlandığında birden fazla üretici firmanın ilgi gösterdiği aktarılıyor. Batarya geri dönüşüm sektörünün 2030'a kadar küresel ölçekte on milyar doları aşan bir pazar büyüklüğüne ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu gelişme, elektrikli araç bataryası geri dönüşüm altyapısını güçlendirmek isteyen ülkeler için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye'nin de bu alanda yatırım planları geliştirdiği bilinmekle birlikte, yerli geri dönüşüm kapasitesi henüz sınırlı düzeyde.