Türkiye doğa gezisi denildiğinde akla gelen ilk şey bu ülkenin ne denli zengin bir coğrafyaya sahip olduğudur. Doğudan batıya, kuzeyden güneye uzanan bu topraklar; volkanik platolar, turkuaz koylar, kireçtaşı kayalıklar ve sık ormanlarla dolu bir açık hava müzesi gibidir. Kapadokya, Türkiye doğa gezisi listesinin tartışmasız zirvesinde yer alır. Peri bacaları, yeraltı şehirleri ve balon turlarıyla bu bölge başka hiçbir yere benzemeyen bir atmosfer sunar. Şafak vakti gökyüzünü süsleyen balonlar, dünyada eşi görülmez bir manzara yaratır. Pamukkale'nin beyaz travertenleriyse adeta kardan heykeller gibi uzanır. Sıcak mineral sularıyla dolu bu havuzlarda yıkanmak, hem görsel hem fiziksel bir deneyimdir. Yanı başındaki antik Hierapolis kenti ziyareti tarihe kısa bir yolculuk sunar. Sümela Manastırı, Trabzon'un yemyeşil ormanları arasındaki kayalık bir platoya inşa edilmiş. Buraya tırmanan her ziyaretçi hem nefes kesici manzaralarla hem de tarihin ağırlığıyla karşılaşır. Çıralı ve Olimpos, Antalya'nın sakin koyları arasında öne çıkar. Flambé etkisi yaratan Yanartaş alevleri geceleri burada dans eder; deniz kaplumbağaları ise yaz aylarında kumsalı yuva olarak kullanır. Kaçkar Dağları, Türkiye doğa gezisi tutkunlarının gözdesidir. Buzul gölleri, yaylaları ve dağ köyleriyle Kaçkarlar zorlu bir trekking deneyimi arayanlar için eşsizdir. Ayrıca Saklıkent Kanyonu, Türkiye'nin en derin ve en uzun kanyonlarından biridir. Buz gibi sularda yürümek, dar kayalık geçitlerden ilerlemek; bu yerin sunduğu heyecanın sadece bir parçasıdır. Gidilecek yer çok, zaman az. Ama Türkiye doğa gezisi planlarken bu on noktadan en az birini listeye almamak neredeyse imkansızdır.