Beşeri sermaye teorisi kariyer ekonomisi üzerindeki etkisi, Becker ve Schultz'un çalışmalarından bu yana işgücü ekonomisinin temel referanslarından biri olmaya devam etmektedir. Bu teori, bireyin eğitim, sağlık ve beceriye yaptığı yatırımın bir sermaye birikimi olduğunu ve bu sermayenin verimlilik artışı aracılığıyla gelir getirisine dönüştüğünü savunmaktadır. Beşeri sermaye teorisi kariyer modelinde insan sermayesi iki temel kategoride ele alınır: genel sermaye (her işverenin değer verdiği aktarılabilir beceri ve bilgi) ve firma-özgü sermaye (belirli bir organizasyonda değer taşıyan beceriler). Bu ayrım kariyer kararları açısından belirleyici bir çerçeve sunar: Firma-özgü sermayeye ağırlıklı yatırım, ilgili organizasyonda üst düzey getiri üretirken, kurumdan ayrılma maliyetini de yükseltir. Genel sermayeye yatırım ise işgücü piyasasındaki pazarlık gücünü genişletir. Eğitim getirisi araştırmalarında beşeri sermaye teorisi kariyer ilişkisi, çeşitli ekonometrik yöntemlerle test edilmiştir. Mincerian ücret denklemleri, eğitim yılı ve deneyimi temel değişkenler olarak kullanarak getiri oranlarını tahmin etmektedir. Ancak bu yaklaşımın iki temel eleştirisi mevcuttur: Birincisi, diploma etkisi (sheepskin effect), eğitimin son yılının getirisi, sinyalizasyon teorisiyle tutarlı biçimde orantısız yüksektir. İkincisi, seçicilik yanlılığı (selection bias), yüksek eğitime yatırım yapanların özellikleri gelir artışının bir bölümünü açıklıyor olabilir. Örüntü kırılımları açısından beşeri sermaye teorisi kariyer modelinin öngöremedikleri de önemlidir. Belirli teknik beceri setlerindeki hızlı eskime, geçmiş yatırımların geleceğe taşınamayacağını göstermektedir. Otomasyon döneminde rutin bilişsel ve fiziksel görevlere yapılan insan sermayesi yatırımının getirisi azalırken; analitik muhakeme, karmaşık iletişim ve uyarlanabilirlik gibi yetkinliklere atfedilen prim yükselmektedir. Yatırım kararında bu teknolojik bağlamın göz ardı edilmesi, on yıl sonra geçersiz bir sermaye portföyüyle karşılaşma riskini doğurur. Lifelong learning tartışması da beşeri sermaye teorisi kariyer perspektifinden önemli bir boyut kazanmaktadır: Ortalama kariyer süresinin uzaması ve beceri yenilemesinin kaçınılmaz hale gelmesi, eğitim yatırımını tek seferlik bir girdi olarak değil; süregelen bir portföy yönetimi süreci olarak konumlandırmayı gerektirmektedir. Bu çerçevede kariyer planlaması, hem hangi becerilerin ne zaman değer taşıdığını hem de kişisel öğrenme kapasitesinin nasıl korunacağını birlikte optimize etmek anlamına gelir.