Ay'a bakıldığında yüzeyin pütürlü, lekeli göründüğü fark edilir. Bu lekeler, Ay kraterleridir ve yakından incelendiğinde her biri kendi başına bir çarpışma hikayesi anlatır. Ay kraterleri, büyük çoğunlukla meteorit çarpmalarıyla oluşur. Uzayda süzülen kayalar, Dünya gibi kalın bir atmosferle korunmayan Ay yüzeyine çarptığında devasa patlamalar meydana gelir. Çarpma anında açığa çıkan enerji, bir nükleer bombanın milyarlarca katına ulaşabilir. Bu patlama, malzemeyi dışa fırlatır ve geriye o tanıdık yuvarlak, çukurlu yapıyı bırakır. Ay kraterleri neden Dünya'dakinden çok daha fazla ve belirgin? İki temel nedeni var: **Atmosfer eksikliği:** Dünya'ya doğru gelen göktaşlarının büyük kısmı atmosferden geçerken yanar. Ay'ın atmosferi neredeyse hiç yoktur; bu yüzden her nesne doğrudan yüzeye ulaşır. **Jeolojik aktivite eksikliği:** Dünya, plaka tektoniği, volkanizma ve erozyon sayesinde kraterlerin büyük bölümünü zamanla siler. Ay ise jeolojik olarak sakin bir yapıya sahiptir; bu nedenle milyarlarca yıllık Ay kraterleri hala net biçimde görülebilir. Ay'ın yüzeyindeki en büyük kraterler "mare" (denizler) olarak adlandırılır. Bunlar aslında eski büyük çarpmaların ardından bazalt lavın doldurup düzleştirdiği devasa havzalardır. Astronomların "Ay'ın koyu lekesi" olarak gördüğü düz alanlar bunlardır. Ay kraterleri kronoloji açısından da önem taşır. Kraterlerin üst üste binme biçimi, hangisinin daha eski olduğunu anlatır. Bir kraterin içinde başka bir krater varsa, içteki daha yenidir. Bu mantık, Ay'ın bombarda uğrama tarihini haritalandırmaya yardımcı olur. Apollo görevleriyle getirilen Ay kayaları incelendiğinde, Ay yüzeyinin 4 milyar yılı aşan bir çarpma kaydı taşıdığı anlaşıldı. Ay kraterleri, Güneş sisteminin erken döneminin canlı bir arşivi olma özelliğini koruyor.