Ekosistem tür odaklı koruma karşılaştırması, doğa koruma biyolojisinin stratejik kırık noktasına dokunur. Kaynaklar sınırlıdır ve neyi koruyacağımıza karar vermek zorunludur. Bu iki yaklaşım farklı felsefeleri ve farklı pratik tercih setlerini temsil eder. Tür odaklı koruma, belirlenmiş öncelikli türleri (genellikle karizmatik ya da nesli tehlikede olanlar) korumanın tüm ekosistemi korumanın en verimli yolu olduğunu savunur. Şemsiye türler (umbrella species) ya da anahtar taş türler (keystone species) bu yaklaşımda odak noktası olur. Ekosistem tür odaklı koruma karşılaştırmasında tür odaklı yaklaşımın avantajı mesajın açıklığı ve kamuoyu desteği kazanmadaki kolaylığıdır. Ancak tür odaklı yaklaşımın sınırları da belirgindir. Karizmatik olmayan türler göz ardı edilir; bitkilerin, böceklerin ve mikro-organizmaların korunması bu çerçevede yetersiz kalır. Korunan tür kurtarılsa bile habitat bozulursa kalıcı bir çözüm elde edilemez. Ekosistem tabanlı koruma ise habiti bütünüyle ve işlevselliğiyle birlikte ele alır. Bir ekosistemin tüm bileşenlerini, ekolojik bağlantıları ve süreçleri korumak, uzun vadede daha dayanıklı bir çözüm üretir. Ekosistem tür odaklı koruma karşılaştırmasında bu yaklaşımın gücü bütüncüllüktür: tek bir tür korunmaya çalışılmaz, tüm ekolojik ağ desteklenir. Ekosistem tabanlı yaklaşımın güçlükleri ölçek ve karmaşıklıkta yatmaktadır. Neyi koruduğunuzu kamuoyuna anlatmak zorlaşır; fon toplamak güçleşir. Dahası, ekosistemin işlevselliğini ölçmek ve koruma başarısını değerlendirmek metodolojik karmaşıklık gerektirir. Büyük resimde iki yaklaşım birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Tür odaklı kampanyalar kaynakları mobilize ederken, ekosistem tabanlı planlama bu kaynakların nereye yönlendirilmesi gerektiğini belirler. Ekosistem tür odaklı koruma karşılaştırması yapılırken her ikisinin de farklı stratejik rolleri olduğu göz önünde tutulmalıdır.