Depresyondan çıkış yolları denince akla hep büyük adımlar geliyor. Egzersiz yap, sağlıklı ye, uyku düzenini kur. Bunların hepsini denedim. Bazıları işe yaradı ama asıl dönüşüm çok daha küçük bir yerden başladı. O dönemde yataktan çıkmak bile karar gerektiriyordu. Sabahları alarma rağmen kımıldamamak, gün boyu pencereden bakan biri olmak, akşamları uyuyamamak. Depresyon böyle bir kısır döngü. Bana gerçekten yardımcı olan ilk şey, biri "iyi misin?" diye sorup cevabı gerçekten beklediğinde oldu. Sadece bir arkadaşım vardı bunu yapan. "İyi değilim" dediğimde susmadı, çözüm üretmeye kalkmadı. Yanımda oturdu. Bu kadar. Depresyondan çıkış yolları arasında konuşmanın ne kadar güçlü olduğunu o zaman anladım. Ama konuşmaktan kastım çözüm üretmek değil, anlatmak. Anlatmak yükü hafifletiyor. İkinci yardımcı şey beklenmedik bir yerden geldi: rutin. Küçük, anlamsız gibi görünen bir rutin. Sabah kahvemi yapmak. Bu bile bir çıpa oldu. O kokuyu hissedince "bugün de buradayım" dedim kendi kendime. Bir de dışarı çıkmak. Sadece on dakika. Amacı olmayan yürüyüşler. Telefonsuz, podcast'siz, sadece yürümek. Kafam hep dolu olduğundan ilk başta tuhaf hissettirdi. Sonra o on dakika benim için nefes alma süresi oldu. Depresyondan çıkış yolları herkeste farklı. Bende işe yarayan, bütünlüklü bir plan değil, küçük anların birikimiydi. Biri beni duydu. Kahvemi yaptım. On dakika yürüdüm. Bunların toplamı aylarca uzadı ve bir gün fark ettim ki ayaktayım.