Plastik çözünmez dediğimizde aslında kimyasal bir gerçeği dile getiriyoruz. Plastiğin doğada parçalanmaması, onun atomik düzeydeki bağ yapısından kaynaklanıyor. **Polimer nedir?** Plastikler polimerdir: tekrar eden birimlerden (monomerler) oluşan uzun zincir moleküller. Polietilen (PE), polipropilen (PP), polistiren (PS) hepsi bu gruba girer. Bu zincirler bazen on binlerce monomerden oluşur. **Karbon-karbon bağının önemi** Plastiğin omurgasını karbon-karbon (C-C) bağları oluşturur. Bu bağlar son derece güçlü kovalent bağlardır ve doğadaki çoğu enzim, bakteri ya da kimyasal süreç bu bağları parçalayacak mekanizmaya sahip değildir. Doğal polimerlerde (selüloz, nişasta) oksijen atomları zincir boyunca yer alır ve bu oksijenli bağlar mikrobik enzimler tarafından parçalanabilir. **Hidrofobik yapı** Plastikler hidrofobiktir (suyu iter). Bu, su bazlı kimyasal reaksiyonların plastikle etkileşime girmesini zorlaştırır. Doğal bozunma süreçlerinin büyük bölümü su ortamında gerçekleştiğinden, plastik çözünmez özelliğini bu yapıyla da sürdürür. **Plastik çözünmez ama parçalanır** Plastik zamanla kimyasal olarak bozunmadan mekanik olarak parçalanır: UV ışığı ve mekanik aşınma büyük parçaları küçültür. Mikroplastikler bu sürecin ürünüdür. Ama bozunma (kimyasal parçalanma) çok yavaş gerçekleşir; yüzlerce yıl sürebilir. **Biyobozunur plastikler bu sorunu çözer mi?** Bazı yeni plastikler, C-C omurgası yerine oksijenli bağlar içerecek şekilde tasarlanmıştır. Bunlar belirli koşullarda gerçekten parçalanabilir. Ancak koşullar önemlid: pek çok "biyobozunur" plastik yalnızca endüstriyel kompost tesislerinde çözünür, doğada değil.