Michigan Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, doğa yürüyüşü kortizol ilişkisini nicel verilerle destekledi. Günde yalnızca yirmi dakika doğal bir ortamda yürümek ya da oturmanın, stres hormonu kortizol düzeylerini kayda değer ölçüde düşürdüğü saptandı. Araştırmada tükürük kortizol seviyeleri doğrudan ölçüldü; katılımcıların öznel raporlamasına dayanılmadı. Doğa yürüyüşü kortizol çalışması, kentte yaşayan 36 yetişkini kapsıyordu. Katılımcılar haftada en az üç kez doğal alanlara yürüyüş ya da oturma egzersizi yaptı. Sekiz haftalık uygulama sonunda ortalama kortizol düzeyindeki düşüş yüzde yirmi birdi; bu oran, araştırmacıların beklentisinin üzerinde bir sonuç olarak değerlendirildi. Çalışmanın kritik bulgusu, etki için minimum eşiğin görece düşük olması. Kırk beş dakikalık uzun yürüyüşler ile yirmi dakikalık kısa seanslar arasında kortizol düşüşü açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Araştırmacılar, bu sonucun özellikle yoğun kentsel yaşam döngüsündeki bireylere uygulanabilir, gerçekçi bir reçete sunduğunu ifade etti. Doğa yürüyüşü kortizol dengesine etki etme mekanizması tam olarak aydınlatılmış değil. Araştırmacıların öne sürdüğü en güçlü açıklama, doğal çevrenin duyusal uyarımının beynin varsayılan mod ağını (DMN) daha az aktif kıldığı ve ruminatif düşünce döngülerini kırdığı yönünde. Bu mekanizmanın kentsel ortamlarla doğrudan ilişkisi de ayrı bir araştırma ekibi tarafından inceleniyor. Türkiye'de kentsel yeşil alan erişiminin eşitsiz dağılımı, bulguların pratiğe yansımasını kısıtlayan en önemli etken olarak öne çıkıyor. Büyükşehirlerde yaşayan bireylerin park ve yeşil alanlara ulaşım imkânları arasındaki uçurum, şehir planlama politikalarının ruh sağlığı boyutunu da doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, doğa temelli müdahalelerin erişilebilirliğini artırmak için kentsel tasarım kararlarının bu kanıtlardan beslenmes gerektiğini vurguluyor.