Eko turizm eleştirisi son yıllarda akademik çevrelerin sınırlarını aşıp genel bir tartışmaya dönüştü. Doğayı ziyaret etmenin doğayı koruma adına gerekçelendirilmesi cazip bir mantık; ama bu denklemin kırılganlıkları var. Eko turizm eleştirisi yaparken önce tanım sorununu ele almak gerekiyor. "Eko turizm" ifadesinin yasal ya da evrensel olarak bağlayıcı bir tanımı yok. Bu boşluktan faydalanarak kitlesel turizm operatörleri kendilerini yeniden markalayabiliyor. Doğa yürüyüşü düzenleyen bir şirket, belirli kriterleri karşılamadan eko turizm etiketi kullanabiliyor. Bu durum, gerçek koruma odaklı girişimlerin şüpheyle karşılanmasına yol açıyor. Ziyaretçi baskısı meselesi de eko turizm eleştirisi çerçevesinde kritik bir yer tutuyor. Belirli doğal alanlar, popüler eko turizm destinasyonu haline gelince aşırı ziyaretçi yüküyle karşılaşıyor. Korunan alanların taşıma kapasitesini aşan turist akını, tam da korumak için gelinen türleri ve habitatları tehdit ediyor. Galápagos Adaları, Serengeti çevresi ve dünyanın çeşitli mercan resifi bölgelerinde bu paradoks belgelenmiş durumda. Eko turizmin yerel ekonomiye katkısı da sorgular gerektiriyor. Kâr nereye gidiyor? Eğer büyük tur operatörleri gelirin büyük bölümünü merkezlere aktarıyorsa, yerel halk asgari ücret düzeyinde iş imkânı elde ediyor. Bu durumda yerel toplumun doğayı koruma motivasyonu zayıflıyor; alternatif geçim kaynakları (kaçak avlanma, tarım alanı açma) cazip kalmaya devam ediyor. Bir diğer eko turizm eleştirisi noktası: Uzak doğa alanlarına ulaşım. Uzun uçuş mesafeleri ve küçük kapasiteli ulaşım araçları, ziyaretin karbon ayak izini kayda değer biçimde yükseltiyor. "Sürdürülebilir" bir doğa deneyimi yaşamak için iki sekiz saatlik uçuş yapmanın çevresel maliyeti, yerel ekosisteme sağlanan koruma katkısını kolaylıkla aşabiliyor. Bununla birlikte eko turizmi toptan reddetmek de doğru bir tutum değil. İyi tasarlanmış, güçlü denetim mekanizmalarıyla desteklenen, yerel topluluğu karar alma süreçlerine dahil eden projeler gerçekten fark yaratabilir. Mesele eko turizmin kendisi değil, uygulanma biçimi. Etiketin varlığı değil, arkasındaki pratiklerin tutarlılığı belirleyici.