Devlet sanat hibesi mekanizması, kamu kaynaklarıyla sanatı destekleme iddiasını taşıyor; ancak bu kaynakların dağılımı her zaman sanat alanının gerçek çeşitliliğini yansıtmıyor. Büyük ölçekli kurumların hibe süreçlerinde dezavantajlı olduğu söylenemez; aksine kapasite, ağ ve başvuru deneyimi konusunda ciddi bir üstünlükleri var. Devlet sanat hibesi sorununda yapısal bir asimetri var. Başvuru süreçleri bürokratik yük açısından küçük sanatçı topluluklarını ve bağımsız üreticileri zorluyor; başvuru yazmak başlı başına bir uzmanlık gerektiriyor. Değerlendirme komiteleri çoğunlukla köklü kurumların temsilcilerinden oluşuyor; bu da hangi projenin değerli sayıldığına dair yargıların belirli bir çevreden yansıması riskini taşıyor. Alternatif modeller hem mevcut hem de işlevsel. Küçük ölçekli ve hızlı döngülü hibe mekanizmaları, uygulama yükünü azaltıyor ve bağımsız sanatçılara erişim sağlıyor. Devlet sanat hibesi dağılımında şeffaflık zorunluluğu, kamuoyunun kimin finanse edildiğini görmesine olanak tanıyor. Çeşitlilik ve coğrafi erişim ölçütlerinin hibe kriterlerine eklenmesi, dağılım adaletini artırma kapasitesine sahip. Sanat desteği kamu fonu taşıyorsa, bu fonun demokratik bir sorumluluğu var.