Genişletilmiş üretici sorumluluğu plastik ambalaj alanındaki AB düzenlemesi, plastik yaşam döngüsünün üretici sorumluluğunu yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı tutmayan, toplama, geri dönüştürme ve atık yönetim maliyetlerini de yüklenene aktaran bir politika aracıdır. Ambalaj ve Ambalaj Atığı Yönetmeliği'nin (PPWR) revize edilmiş versiyonu, EPR (Extended Producer Responsibility) şemalarının uyumlaştırılması ve asgari geri dönüştürülmüş içerik hedeflerinin zorunlu kılınması yoluyla AB sanayi düzeni üzerinde köklü sonuçlar doğurmaktadır. Genişletilmiş üretici sorumluluğu plastik bağlamında EPR şemalarının tasarımı ülkeden ülkeye farklılık gösterse de PPWR'nin ortak EPR çerçevesi oluşturma hedefi, üreticilerin birden fazla üye devlette kayıt yükümlülüğü ve ücret ödemesi gerektiren çoklu şemalarla muhatap olma yükünü azaltmayı amaçlar. Yeni çerçeve kapsamında eco-modulation ilkesi, ambalajın geri dönüştürülebilirliğine ve geri dönüştürülmüş içerik oranına göre EPR ücretlerini farklılaştırır; bu mekanizma tasarım kademesindeki karar alma süreçlerini doğrudan etkiler. Sanayiye etkisi açısından geri dönüştürülmüş içerik zorunlulukları (rPET için 2030 hedefi: tüketici temaslı ambalajlarda minimum %30) hammadde tedarik zincirini yeniden şekillendirmektedir. Birincil PET yerine geri dönüştürülmüş PET (rPET) kullanım talebi, geri dönüştürücülerin kapasite yatırım kararlarını, polimer toplayıcı-ayırıcı tesislerin yer seçimini ve hurda plastik piyasasının fiyatlama dinamiklerini doğrudan etkiler. Yıkıcı bir etki alanı olan tasarım zorunlulukları da sanayi açısından kritik bir değişkeni temsil eder. PPWR, 2030 ve 2035 yılları için ambalaj geri dönüştürülebilirlik performans kriterleri belirlemiş; etiket, yapıştırıcı ve bariyer malzeme kombinasyonlarına ilişkin tasarım kuralları, çok katmanlı ve çok malzemeli ambalajların fizibilitesini kısıtlamıştır. Bu durum bazı ürün kategorilerinde ambalaj tipinin değiştirilmesini ya da yeniden tasarımını zorunlu kılmaktadır. Lojistik açıdan, PPWR'nin yeniden kullanım (reuse) hedefleri, 2030 yılı için belirli kategorilerde %10 oranında, reverse logistics altyapısının olmadığı birçok ülkede dağıtım ve perakende modellerini zorlamaktadır. Bu hedefler, paket büyüklüğü optimizasyonunu, dolum istasyonu (refill point) yatırımlarını ve tüketici davranışı değişikliğini aynı anda gerektiren sistem düzeyinde bir dönüşüm anlamına gelir. Maddi uyum maliyetleri sektöre göre büyük farklılıklar gösterir; esnek ambalaj üreticileri, katı ambalaj üreticilerine kıyasla daha kapsamlı malzeme ve süreç dönüşümleriyle yüz yüze gelmektedir.