İlk resim deneyimim tam anlamıyla tuhaftı. Tuvali aldım, boyaları hazırladım, fırçaları önüme dizdim ve sonra olduğum yerde dondum. Beyaz tuval baktı bana, ben baktım ona. Ne yapacağımı bilmiyordum. İlk resim deneyiminin en zor kısmının başlamak olduğunu o gün öğrendim. Her şeyi mahvederim korkusu, beyaz yüzeyin mükemmeliyeti beni felç ediyordu. Sonunda gözlerimi kapattım ve fırçayı tuvalin ortasına vurdum. O ilk leke, o mavi çizgi, her şeyi değiştirdi. Artık mükemmel değildi tüm yüzey; devam etmek kolaylaştı. O gün tuvale sürdüklerimi hatırlatmak zor; karışık renkler, tutarsız darbeler, belirsiz bir şekil. Ama bittiğinde ortaya çıkan şeyi kaldırmadım duvardan. Haftalar boyunca o tuvale baktım. Başkasının gözünde hiçbir değeri yoktu belki; benim için ilk adımdı. İlk resim deneyiminden çıkardığım pratik bilgiler şunlar: Pahalı malzeme almak gerekmez başlangıçta. Ben çok büyük tüpler aldım, geniş fırçalar; bunların çoğu ilk ay kullanılmadı. Küçük bir tuval, birkaç temel renk ve bir iki fırça yeterli. Ayrıca karıştırma denemeleri yapmayı hiç atlamayın; renklerin birbirini nasıl etkilediğini anlamadan tuval üzerinde iş yapmak çok daha zor. Ben bunu sonradan keşfettim. İlk tuvalinizin harika olmasına gerek yok. Var olması yeterli.