Araç bakımının en ihmal edilen ama etkisi en geniş konularından biri lastik hava basıncıdır. Pek çok sürücü yalnızca lastik görsel olarak çökünce kontrol eder; oysa hem fazla hem az basınç ciddi sonuçlara yol açabilir. Lastik hava basıncı düşük olduğunda lastik zemin temas alanı genişler ve aşırı ısı üretilir. Bu ısı yükü lastiğin iç yapısını zamanla zayıflatır ve ani patlama riskini artırır. Düşük basınçlı lastik ayrıca direksiyon duyarlılığını olumsuz etkiler; frenleme mesafesi uzar ve araç sürüşü daha az kontrollü bir hâl alır. Yakıt tüketimi de artar: lastik yeterince şişirilmemişse daha büyük bir sürtünme yüzeyiyle yol alınır ve motor bunun için ekstra enerji harcar. Öte yandan lastik hava basıncı gereğinden fazla olduğunda lastiğin merkezi temas yüzeyine biner. Bu, lastiğin orta bölgesinin kenarlardan çok daha hızlı aşınmasına neden olur. Aşırı şişirilmiş lastik sertleşir; yol darbelerini emmek yerine doğrudan aktarır. Bu durum hem yolcu konforunu düşürür hem de rotizasyonu olumsuz etkiler. Doğru lastik hava basıncı, aracın üretici tarafından belirlediği değerde tutulmalıdır. Bu değer genellikle sürücü kapısının iç kenarındaki etikette ve araç kullanım kılavuzunda belirtilir. Lastik yanındaki değer değil, aracın önerdiği değer dikkate alınmalıdır. Soğuk ve sıcak hava lastik basıncını etkiler: her 10 derece düşüş, yaklaşık 0,07 bar düşüş anlamına gelir. Bu yüzden mevsim değişimlerinde lastik hava basıncı kontrolü özellikle önem kazanır. Ayda bir kez kontrol rutini oluşturmak yeterlidir.