Figür çizimi öğrenme süreci beni beklenmedik bir şekilde zorladı. Karakalemde iyi ilerliyordum, manzara çiziyordum, hatta soyut işler yapıyordum. Sonra insan figürüne geçtim ve her şey tersine döndü. Figür çizimi öğrenme sürecinde anatominin ne kadar karmaşık olduğunu anlamak için bir kaçınca insan vücudu çizmeye çalışmak yeterli. Ben ilk figürlerimi yaptığımda kollar çok uzun, baş çok küçük, omuz genişliği gerçekdışı çıktı. Orantı gerçekten zor bir beceri. Anatomi kitabı aldım. Kaslara, kemik yapısına, oran sistemlerine baktım. Bu teorik bilgi işe yarıyordu ama sahaya aktarmak ayrı bir süreçti. Figür çizimi öğrenme süreci beni en çok şuradan zorladı: İnsan gözü insan bedenini çok iyi tanıyor. En küçük oran hatası hemen fark edilebiliyor. Bir ağacı yanlış çizseniz kimse farketmez; bir eli yanlış çizseniz herkes görür. Dönüm noktası canlı çizim çalışmalarına başladığımda geldi. Fotoğraftan değil, gerçek bir modelden çizmek farklı; ışık değişiyor, açı değişiyor, anlık gözlem gerekiyor. İlk canlı seansa gittiğimde çizimlerim berbattı. Ama her hafta gitmeye devam ettim. Altı ay sonra figür çizimi öğrenme süreci meyvesini verdi; oranlar düzeldi, şekil güveni oluştu. Bu süreçte öğrendiğim: Figür çizimi için teorik bilgi gerekli ama yeterli değil. Ellerinizi çalıştırmak, tekrar tekrar denemek; bu kaçınılmaz.