Keçe sanatı çevre etkisi meselesi, el sanatları topluluğunun büyük ölçüde görmezden geldiği bir sorumluluk alanıdır. Doğal yünle çalışmanın geleneksel ve çevreci bir uğraş gibi algılanması, kullanılan boyalar ve kimyasallar konusundaki farkındalığı körleştirir. Keçe sanatı çevre etkisi en çok boyama sürecinde su kirliliği olarak kendini gösterir. Pek çok sentetik boya, suda çözünmez ağır metaller ve kimyasal bileşikler içerir. Atık boyalı suyun lavaboya dökülmesi, yerel su sistemlerini ve toprağı kirletir. El sanatçılarının evde bunu yapmaları yasal ama çevresel sonuçları gerçektir. Eko-dostu boya seçenekleri mevcut: Bitkisel boyalar, soğan kabuğu, çivit ve doğal mordanlar yüzyıllardır kullanılan yöntemlerdir. Ama bu seçenekler daha pahalıdır, daha uzun süre gerektirir ve renk yelpazesi sınırlıdır. Keçe sanatı çevre etkisini azaltmak için bu tercihi yapmak isteyenler yeterince rehberlendirilmiyor. El sanatları kurs platformları ve sanat malzemeleri satıcıları, keçe sanatı çevre etkisi konusunda neredeyse hiç bilgi sunmuyor. Boyaların içerik listesi, atık su yönetimi ve sürdürülebilir alternatifler, ürün sayfalarında ya da kurs materyallerinde yer almıyor. El sanatçılarının bireysel sorumluluğu var; ama bu sorumluluk bilgiye erişimle başlar. Sektörün bu konuşmayı başlatması ve sürdürmesi gerekiyor.