Kleopatra sarayı kalıntısı iddiası, Mısır arkeoloji gündemine bir kez daha taşındı. Akdeniz kıyısında su altında sürdürülen dalış araştırması sırasında bulunan bazı yapı taşları ve heykel parçaları, araştırmacıların bir bölümünce antik İskenderiye saraylarıyla ilişkilendirildi. Mısır Antikiteler Bakanlığı bulguları teyit ederken öte yandan bağımsız arkeologlar temkinli yaklaşımını koruyor. Kleopatra sarayı kalıntısı tartışmasının arka planı eskiye dayanıyor. Antik İskenderiye'nin büyük bölümünün deniz seviyesi değişimleri ve depremler nedeniyle su altında kaldığı bilinmektedir. Bu bağlamda Akdeniz'deki sualtı araştırmaları dönem dönem saray ve tapınak kompleksleriyle örtüşen yapı kalıntıları ortaya çıkardı; ancak bunların hangi döneme ve hangi yöneticiye ait olduğunun kesinleştirilmesi titiz analiz gerektiriyor. Kleopatra sarayı kalıntısı olduğu öne sürülen nesne ve yapıların yaşının belirlenmesinde seramik analizi, inşaat malzemesi içeriği ve bağlamsal yerleşim verileri belirleyici ölçütler. Bazı uzmanlar mevcut kanıtların sarayın tam konumunu tespit etmek için yeterli olmadığını, Kleopatra dönemine kesin bağlantının kurulmasının ek bulguları gerektirdiğini savunuyor. Mısır bu tür keşif haberlerinin turizm ve arkeolojik yatırım açısından taşıdığı ağırlığın farkında. Uluslararası medyada geniş yer bulan duyurular, bölgeye olan akademik ve turistik ilgiyi artırma potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte yetersiz kanıta dayalı iddiaların ilerleyen araştırmaları güçleştirebileceği uyarısı da dile getiriliyor. Bulgular, uluslararası arkeoloji ve sualtı araştırmaları dergilerinde hakemli formata taşınmadan önce bağımsız uzmanların incelemesine açılacak. Sonraki dalış sezonunda alanın daha sistematik biçimde haritalanmasının planlandığı açıklandı.