Tiyatro nedir sorusu, verilecek her yanıta rağmen tam olarak kapanmayan bir soru olmaya devam eder. En kısa tanımıyla tiyatro; aktörlerin, seyircilerin önünde, canlı olarak anlattığı hikayelerdir. Ama bu tanım tiyatronun büyüklüğünü kavramak için yeterli değildir. Tiyatro nedir diye sorduğunuzda karşınıza binlerce yıl öncesine uzanan bir gelenek çıkar. Antik Yunanistan'da dini törenlerden doğan bu sanat, zamanla insanlığın en temel ihtiyaçlarından birine dönüştü: bir araya gelip ortak bir hikayeye tanıklık etmek. Tiyatroyu diğer sanatlardan ayıran en belirgin özellik canlılık ve anlıktır. Film set üzerinde kaydedilir, müzik stüdyoda işlenir; ama tiyatro her gece yeniden yaratılır. Aynı oyun, aynı sahne, aynı oyuncular, ama her temsil farklıdır. Seyirci salondadır ve bu enerji oyuna geri döner. Sahne sanatları başlığı altında tiyatroyla birlikte opera, bale, müzikal ve dans da yer alır. Bu türlerin her biri müzik, hareket, metin ve tasarımı farklı oranlarda bir araya getirir. Tiyatro bu ailenin söz ve insan odaklı üyesidir. Tiyatro nedir sorusuna farklı disiplinler farklı yanıtlar verir. Bir oyun yazarı için tiyatro kelimelerdir. Bir yönetmen için mekandır. Bir oyuncu için ise bedenin ve sesin en yoğun kullanımıdır. Seyirci koltuğundan bakıldığında tiyatro; duyguları ortaklaştırmak, başkasının hikayesinde kendinizi bulmak ve bazen de dünyanın nasıl işlediğini yeniden sorgulamaktır. Bu deneyim için ekran gerekli değildir; sadece bir sahne, birkaç insan ve dikkati verilmiş bir an yeterlidir.