Birleşmiş Milletler bünyesindeki kültür ve eğitim kuruluşu, bu yılki değerlendirme döneminde UNESCO müzik mirası listesine 12 yeni müzik türünü dahil etti. Beş kıtadan aday gösterilen onlarca tür arasından seçilen bu müzikler, salt sanatsal değerleriyle değil, topluluk kimliğini ve sözlü geleneği yaşatmaları bakımından da öne çıkıyor. UNESCO müzik mirası listesine eklenen türler arasında Latin Amerika'dan bir Andean ritüel müziği, Afrika'dan iki farklı davul geleneği, Güneydoğu Asya'dan bir su üstü törensel söyleyişi ile Orta Avrupa'ya özgü çoban çalgı geleneği yer alıyor. Komitenin açıklamasına göre değerlendirme sürecinde yaşayan uygulayıcı sayısı, nesiller arası aktarım mekanizmaları ve topluluğun kendi mirası üzerindeki denetim gücü başlıca ölçüt olarak kullanıldı. Komite raporunda, küresel ölçekte dillere özgü şarkı repertuvarlarının teknoloji baskısı ve göç dalgaları nedeniyle hızla erozyona uğradığına dikkat çekiliyor. UNESCO müzik mirası listesinin asıl işlevinin finansman ya da turizm önceliği belirlenmesi değil, belgeleme ve koruma politikalarını yönlendirmek olduğu hatırlatılıyor. Bu yılki eklemelerle listenin toplam kapsamı 492 müzik unsuruna ulaştı; 2003'teki kuruluşundan bu yana her değerlendirme döneminde ortalama sekiz ila on dört yeni tür kabul ediliyor. Kayıtlara alınan topluluklar, ulusal hükümetlerin hazırlayacağı koruma planlarına bağlı olarak teknik destek ve belgeleme kaynağına erişim hakkı kazanıyor. Eleştirmenler ise listede temsil dengesizliğinin sürdüğüne vurgu yapıyor. Batı Avrupa kaynaklı türlerin toplam içindeki payının diğer bölgelere kıyasla hâlâ yüksek olduğunu belirten araştırmacılar, aday gösterme sürecinin kaynak yetersizliği çeken ülkeler için aşılması güç bürokratik engeller içerdiğini öne sürüyor.