Origami zorluk seviyesi çoğu başlangıç hobicisi tarafından ciddi biçimde küçümsenir. "Sadece kağıt katlamak" olarak algılanan bu sanat dalı, gerçek anlamda ustalaşmayı gerektiren ve pek çok kişinin ilk denemede hayal kırıklığıyla terk ettiği bir disiplindir. Origami zorluk seviyesini anlamlandırmak için önce neyin öğrenilmesi gerektiğine bakmak yeterlidir. Temel kıvrım ve katlamalar, kâğıdın yönelimi ve hafızası, sembolik notasyon okuma becerisi ve en önemlisi boşluksal düşünme kapasitesi: Bunların tümü ayrı ayrı geliştirilmesi gereken yetilerdir. Kâğıt seçimi de origami zorluk seviyesinin gizli bir bileşenidir. Origami tasarımları belirli kalınlık, doku ve boyutta kâğıt varsayılarak tasarlanır. Yanlış kâğıtla yapılmaya çalışılan bir model katlanma sürecinde yırtılabilir, katları tutmaz ya da son şeklini koruyamaz. Bu sonuç tasarımın değil kâğıdın başarısızlığıdır; ama hobiye yeni başlayanlar çoğu zaman hatayı kendilerinde arar. Origami zorluk seviyesi başlangıç materyallerinin seçimiyle doğrudan ilişkilidir. Görsel olarak etkileyici tasarımlar sıkça paylaşılır; ancak bu tasarımların büyük bölümü gerçek anlamda karmaşık teknikler gerektirir. Başlayanlar için uygun olmayan bir modeli seçmek, pes etmeyi neredeyse kaçınılmaz kılar. Origamiye gerçekten başlamak isteyenler için yapıcı öneri şudur: Temel kıvrım dili ile başlayın, yavaş ilerleyin ve materyale yatırım yapın. Origami zorluk seviyesi abartılı değil, yalnızca dürüstçe sunulmayı beklemektedir.