Orkestra caz müziği farkları tartışması ilk bakışta akademik bir karşılaştırma gibi görünse de bu iki müzik dünyasının temel ayrımları icracı eğitimi, dinleyici deneyimi ve müzikal ifade anlayışı açısından pratikte son derece belirleyici. Orkestra caz müziği farkları notasyon ve ön yazım boyutunda en keskin biçimde ortaya çıkıyor. Orkestral müzik ağırlıklı olarak notaya alınmış ve partisyon aracılığıyla bütün olarak koordine edilen müzik. Orkestra şefi bu koordinasyonun mimarı; her enstrümancı kendi partını çalarken şefin yönlendirmesini takip ediyor. Dinamikler, tempolar ve ifade işaretleri partisyona yazılı; sanatçı bu çerçevenin içinde ifade alanı bulsa da metnin sınırlarını aşmıyor. Caz ise doğaçlamanın merkeze taşındığı bir ifade sistemi. Kordlar, melodik iskelet (tema) ve ritmik çerçeve belirlenmiş olsa bile solistin an içinde oluşturduğu melodik-ritmik yapı her çalışta farklılaşıyor. Bu durum caz performansını yinelenemeyen; her gecesi kendine özgü bir şov haline getiriyor. Doğaçlama dili belirli bir eserin yorumlanmasından ziyade anlık müzikal diyalog üzerine kurulu. Orkestra caz müziği farkları icracı sayısı ve etkileşim modelinde de belirgin. Büyük senfoni orkestrası 60 ila 100 müzisyenden oluşuyor; bu katılımcı sayısı her sesi bireysel inisiyatifle değil kolektif partisyonla yönetmeyi gerektiriyor. Caz ensemble genellikle 3 ila 10 müzisyenden oluşuyor; bu küçük ölçek bireysel sesin ve anlık müzikal yanıtın duyulmasını mümkün kılıyor. Ritmik anlayış da iki form arasında köklü bir fark yaratıyor. Caz'da swing ritmi, senkoplama ve polyritmi ön planda; zaman kavramı fleksibil ve sürücü. Orkestral müzikte ritim bütünsel koordinasyonu mümkün kılmak için çok daha belirgin biçimde yapılandırılmış; rubato gibi kasıtlı zaman esnekliği ise yorumcu inisiyatifiyle değil partisyon işaretleri ve şefin yönlendirmesiyle gerçekleşiyor. Orta kategoriler de mevcut: caz orkestrası (big band), orkestral caz ve üçüncü akım gibi formlar iki dünya arasında köprüler kuruyor. Bu hibrit formlar her iki geleneğin güçlü yönlerini birleştirmeye çalışıyor; ancak her birinin özünden belirli ödünler vererek.