"Maymundan mı geldik?" Bu soru evrim teorisi yanlış anlaşılma konusunda belki de en yaygın örnek. Kısa cevap: hayır, maymundan gelmedik. Hem insanlar hem de günümüz maymunları, çok daha önce yaşamış ortak bir atadan türedik. Maymun bizim ata değil, uzak akraba. Ama asıl büyük yanlış anlama bu bile değil. En köklü yanılgı şu: "Türler mükemmelleşmek için evrilir." Sanki evrim, canlıların daha akıllı, daha güçlü, daha üstün hale gelmesi için ilerleyen bir süreçmiş gibi algılanıyor. Bu görüş hem sezgisel hem de yanlış. Evrim teorisi yanlış anlaşılma biçiminin tam tersi olan gerçek şu: evrim hiçbir hedefe yönelik değil. Doğal seçilim, bir amaç taşımaz. Canlılar "daha iyi olmak için" değişmez; bulundukları ortamda hayatta kalmayı ve üremek için avantaj sağlayan özellikler, nesiller içinde daha yaygın hale gelir. Başka bir şey değil. Bunu bir örnekle görelim: Bir tür böceğin bazı bireyleri açık renkli, bazıları koyu renkli. Koyu bir ormanda, koyu böcekler kuşlara daha az görünür ve daha çok hayatta kalır. Daha çok hayatta kalırlar, daha çok ürerler, koyu rengi daha çok nesile aktarırlar. Zamanla popülasyonda koyu bireyler baskın hale gelir. Bu "mükemmelleşme" mi? Hayır. Sadece o ortama uyum. Ormanı kesip açık bir alana dönüştürün, bu kez açık renkli olanlar avantajlı olur ve trend tersine döner. Evrim teorisi yanlış anlaşılma biçimlerinden biri de "evrim bir teori, yani kanıtlanmamış" yanılgısı. Bilimde "teori" kelimesinin günlük dildeki "tahmin" ya da "iddia" anlamından farklı olduğunu çok az kişi bilir. Bilimsel teoriler, pek çok kanıtla desteklenmiş, tekrar tekrar sınanmış açıklama çerçeveleridir. Yerçekimi teorisi de bir "teori"dir, ama elmalar düşmeye devam eder. Evrim için kanıtlar paleontoloji, genetik, karşılaştırmalı anatomi ve gözlenebilir anlık evrim örneklerinden gelir. Antibiyotiklere direnen bakteriler, yeni ortamlara uyum sağlayan balıklar, laboratuvarda izlenen meyve sineği popülasyonları, bunların hepsi evrim teorisini destekleyen doğrudan gözlemler. Bir diğer evrim teorisi yanlış anlaşılma noktası: "Eğer insanlar maymundan evrildi ise neden hâlâ maymunlar var?" Bu sorunun içinde küçük ama kritik bir mantık hatası var. Bir tür başka bir türden evrildiğinde, ortak ata tamamen yok olmak zorunda değildir. Üstelik insanlar, günümüz maymunlarından değil; her iki türün de artık hayatta olmayan ortak bir atasından evrildi. İki kardeşten biri doktor, diğeri mühendis olduğunda, birinin varlığı diğerini ortadan kaldırmaz. Evrimin yönü yoktur, amacı yoktur, "üst" ya da "alt" türler kavramı yoktur. Bir bakteri, bulunduğu ortama bir insandan çok daha iyi uyum sağlamış olabilir, ve bu anlamda o ortam için "daha başarılı" evrimleşmiştir. Evrim teorisi bunu söyler: hayatta kalmak ve üremek, bir tek doğru yoldan geçmez.