Renk körlüğü moda açısından özellikle kırmızı-yeşil ayrımı güçlüğü biçiminde ortaya çıkar. Bu durumda rastgele kombinler yapmak yerine birkaç basit strateji benimsemek sorunu büyük ölçüde çözer. En güvenli başlangıç noktası nötr renk temeli oluşturmaktır. Siyah, beyaz, gri, lacivert, bej ve kahverengi birbiriyle uyumlu nötr renklere dayanır. Renk körlüğü moda sorunlarını minimize etmek için gardırobun büyük çoğunluğunu bu renklerde tutmak çok pratik bir çözümdür. Bu renkler birbirleriyle ve çoğu renkle kolayca uyum sağlar. Gardırobu sistematik biçimde etiketlemek de işe yarar. Her kıyafetin fotoğrafını çekip bir uygulamada rengini not etmek ya da etiket üzerine rengi yazmak, kombinleri güvenle kurmayı sağlar. Bazı uygulamalar kamera aracılığıyla renk tanıma özelliği sunar. Renk körlüğü moda konusunda güvenilir bir yakının fikrine başvurmak da pratik bir yoldur. Özellikle yeni kıyafet alırken birlikte gitmek, parçaların renk tanımlamasını doğru yapmak açısından faydalıdır. Mono-krom ya da benzer ton kombinler tercih edilebilir. Aynı rengin açık-koyu tonlarını bir arada kullanmak, çakışan renkler konusundaki belirsizliği ortadan kaldırır. Son olarak, desen tercihinde geometrik ya da tek renkli baskılar daha güvenlidir; çok renkli karmaşık desenler uyumsuz renk kombinasyonu riskini artırır.