Survivorship bias girişimcilik söyleminin belki de en sinsi ve en az tartışılan sorunlarından biridir. Çünkü gördüklerimiz bize ne kadar inandırıcı, ne kadar ilham verici görünse de, görmediğimiz şeyler hikayenin büyük bölümünü oluşturuyor. Survivor bias, hayatta kalanların, başarıya ulaşanların, analizine odaklanarak başarısız olanları görmezden gelmek demek. Ve girişimcilik bu yanılgının en güçlü biçimde çalıştığı alanlardan biri. Düşünün: Her yıl binlerce kitap yazılıyor, binlerce podcast kaydediliyor, binlerce konferans düzenleniyor. Ve neredeyse hepsi başarılı girişimcilerin hikayelerini anlatıyor. Bu hikayelerin ortak özellikleri var: İnsanlar imkânsız koşullarda başladı, kararlı kaldı, başarısızlıklardan ders çıkardı ve sonunda kazandı. Survivor bias girişimcilik dünyasında bu anlatıyı birkaç boyutuyla sorgulamayı gerektiriyor. Birincilik sorunu: Başarısızlar nerede? Aynı özellikleri, aynı kararlılığı ve zaman zaman çok daha fazlasını sergileyip yine de başarısız olan girişimcilerin hikayeleri neden bu kadar az görünür? Çünkü başarısızlık hikayesi satmaz, ilham vermez ve platformlara davet edilmez. İkinci sorun: Nedensellik çıkarımı bozuluyor. "X girişimci şunu yaptı ve başarılı oldu" anlatısından "bu stratejiyi uygularsanız başarılı olursunuz" çıkarımına geçmek, doğrudan survivorship bias'ın ürünüdür. Aynı stratejiyi uygulayıp başarısız olan binlerce örnek, bu çıkarım zincirini geçersiz kılar. Üçüncü sorun: Şans faktörü silinir. Başarılı girişimci anlatısı neredeyse her zaman şansı, zamanlamayı ve makro ekonomik koşulları görmezden gelir ya da küçümser. Doğru zamanda doğru pazarda olmak, kişisel kararlılıktan bağımsız belirleyici bir faktördür. Dördüncü sorun: Girişimcilik oranları. Girişimlerin büyük çoğunluğu ilk birkaç yıl içinde kapanıyor. Bu oran alanda uzun yıllardır belgelenmiş bir gerçek. Ama bu gerçek, girişimcilik kültürünün anlatısında neredeyse hiç yer bulmaz. Survivor bias girişimcilik söylemini yalnızca çürütmez; daha dürüst, daha bilgili ve daha gerçekçi girişimcilik kararları almak için bir araç sunar. Neyin gerçekten işe yaradığını anlamak, yalnızca kazananların sesine kulak vermekle mümkün olmaz.