Bir orkestra ya da oda müziği topluluğuna baktığınızda keman ve viyola çalıcıları yan yana oturur, benzer hareketler yapar. Aralarındaki fark gözden kaçabilir; ama ses ve işlev açısından bu iki enstrüman oldukça farklı bir dünyayı temsil eder. Keman viyola farkının en somut boyutu fiziksel ölçüdür. Keman, dört telli yaylı çalgıların en küçüğüdür; standart bir kemanın uzunluğu yaklaşık 60 cm civarındadır. Viyola ise bundan 5 ila 10 cm daha büyük olup çalgıcı koltuğuna ve tercihine bağlı olarak boyutu değişebilir. Bu ölçü farkı yalnızca taşıma kolaylığını değil, akustik özellikleri de belirler. Ses aralığı açısından keman viyola farkı çok belirgindir. Keman tüm yaylı çalgılar arasında en tiz sesi çıkarır; Sol-Re-La-Mi düzeninde akortlanır. Viyola ise Do-Sol-Re-La ile akortlanır ve kemanın altında, çellonun üstünde bir ses aralığına sahiptir. Bu daha kalın, kadifemsi ve sıcak tını, viyolayı orkestrada bir köprü sesi olarak konumlandırır. Her iki enstrüman da sol elde tutularak çene altına sıkıştırılır ve sağ elde tutulan yayla çalınır. Ancak viyola yayı biraz daha kısa ve ağırdır; bu durum tekniği etkiler. Viyola sol elde daha geniş bir açı ve mesafe gerektirir; küçük elli müzisyenler için bu zorlayıcı olabilir. Repertuar açısından da keman viyola farkı göze çarpar. Keman için solo ve konçerto literatürü son derece zengindir. Viyola uzun yıllar ikinci planda kalmış; ancak 20. yüzyılda solist literatürü genişlemiş ve bu enstrüman giderek daha fazla ilgi görmektedir.