Nötr renk dekorasyon yanılgısı, tasarım tavsiyelerinin en çok tekrarlanan ve en az sorgulananan örneklerinden birini oluşturur. "Açık renkler mekanı büyütür" kuralı, sanki evrensel bir fizik yasasıymış gibi kabul görür. Oysa gerçek çok daha nüanslı bir tablodan ibarettir. Nötr renk dekorasyon yanılgısını besleyen ilk faktör aydınlatmadır. Nötr bir renk yetersiz ya da yanlış yönlendirilmiş aydınlatmayla birleştiğinde mekanı büyütmez, aksine donuklaştırır. Doğal ışığı iyi alan bir oda zaten açıktır; nötr renge ihtiyaç duymadan geniş hissettirilebilir. Doğal ışıktan yoksun bir oda ise beyaza boyanmış olsa dahi kapalı kalır. Bir diğer boyut renk psikolojisidir. Ferahlık duygusu yalnızca fiziksel alan algısıyla değil, kontrast, tekstür ve aydınlatma kombinasyonuyla oluşur. Tek renk nötr bir oda, tüm uyarılardan yoksun biçimde kapalı da hissettirebilir. Bunun tersine, koyu bir rengin strateji olarak kullanıldığı bir oda orantı hissiyle açık görünebilir. Nötr renk dekorasyon yanılgısının pratik sonucu şudur: İnsanlar kendi renk tercihlerini bir yana bırakarak "güvenli" beyaz ve gri seçimler yapar. Bu tercihler özgüven eksikliğinden değil, yanlış bilgiden kaynaklanır. Oysa kişisellik ve cesur renk seçimleri, mekanı hem büyütür hem de karakterize eder. Açık renk tercihinin doğru olduğu durumlar vardır; ama bu her bağlamda geçerli değildir. Renk seçimi bağlama, aydınlatmaya ve mekanın işlevine göre değerlendirilmelidir.