TLS 1.3 el sıkışma protokolü, 1-RTT tam el sıkışmasına ek olarak önceki oturumlardan türetilen PSK (Pre-Shared Key) ile 0-RTT veri gönderimini destekler. Bu mekanizma gecikmeyi ciddi ölçüde düşürür; ancak 0-RTT modu yapısal olarak replay saldırısına karşı tam güvence sunamaz ve bu sınırlama protokolün RFC 8446 belgelerinde açıkça kabul edilir. 0-RTT verisi, ClientHello ile birlikte gönderilir ve sunucu tarafından tam el sıkışma tamamlanmadan işlenir. Bir saldırgan, bu veriyi ağ katmanında yakalayıp aynı sunucuya yeniden iletebilir. Sunucu, 0-RTT verisinin tekrarlanıp tekrarlanmadığını kriptografik olarak ayırt edemez çünkü TLS 1.3 el sıkışma protokolünde 0-RTT akışı, tamamlanan el sıkışmadan sonraki bağlam bilgisinden bağımsız çalışır. Protokol bu sorunu tamamen çözmek yerine uygulama katmanına devreder. Sunucu uygulamasının replay koruması sağlamak için 0-RTT verilerini idempotent (yeniden uygulandığında aynı etkiyi doğuran) işlemlerle sınırlaması beklenir. GET istekleri bu kategoriye girer; hesap bakiyesi düşüren ya da sipariş oluşturan POST işlemleri ise 0-RTT için uygun değildir. RFC 8446'nın önerdiği hafifletme yöntemlerinden biri, sunucunun bir anti-replay penceresi tutmasıdır. Bu pencere, belirli bir zaman dilimi içinde görülen PSK binder değerlerini kayıt altına alır ve aynı değerin ikinci kez kullanımını reddeder. Ancak bu yaklaşım, yük dengeleme mimarilerinde senkronizasyon gerektirdiğinden ölçekleme maliyeti yaratır. Alternatif olarak sunucu, 0-RTT'yi tamamen devre dışı bırakarak yalnızca 1-RTT el sıkışmasına izin verebilir; bu tercih güvenlik-performans dengesi açısından birçok yüksek riskli uygulamada tercih edilmektedir. TLS 1.3 el sıkışma protokolünün tasarımcıları, bu uzlaşmayı bilinçli bir mimari seçim olarak konumlandırmıştır.