Rusça alfabe öğrenme, Rusça öğrenmenin en sık ertelenen ama aslında en kısa sürede aşılabilen aşamasıdır. Kiril alfabesi 33 harften oluşuyor ve birkaç hafta düzenli çalışmayla okunur hale gelmek tamamen mümkün. Rusça alfabe öğrenmede motivasyonu korumanın yolu, şu gerçeği baştan kabul etmektir: harflerin büyük bir kısmı tanıdık. Kiril alfabesindeki bazı harfler Latin harfleriyle aynı görünüyor ve benzer okunuyor (A, E, O gibi). Bir kısmı görsel olarak farklı ama tanıdık sesleri temsil ediyor. Bunlar hızla özümseniyor. Gerçekten yeni olan harflerin sayısı sandığınızdan az. Pratik öğrenme sırası şöyle planlanabilir: önce Latin harfleriyle aynı olan ya da benzeyen harfleri öğrenin. Sonra görsel olarak farklı ama fonetik açıdan tahmin edilebilir olanları ekleyin. En son, hem görsel hem fonetik olarak yeni olan harflere geçin. Bu kademeli yaklaşım, alfabe öğrenme sürecinde erken başarı hissi yaratıyor ve devam etme motivasyonunu besliyor. Rusça alfabe öğrenme pratiğinde en etkili tekniklerden biri okuma pratiğidir; anlamsız heceleri bile olsa. Menülerde, tabelaların üzerinde ya da film jeneriğinde Rusça harfler gördükçe onları yüksek sesle okumaya çalışmak, harfleri tanıma hızını artırıyor. Flaş kart teknikleri de bu aşamada işlevsel. Her karta bir harfi ve telaffuzunu yazarak gün içinde kısa tekrarlar yapmak, Kiril harflerini pasif tanımadan aktif hatırlamaya geçirmenin hızlı yolu. Alfabeyi öğrendikten sonraki aşama telaffuzdur; ve Rusçanın telaffuz kuralları alfabe bilgisiyle birleşince birçok sözcük okunabilir hale gelir. Bu, Rusça öğrenme sürecinde ilk büyük "ah, anlıyorum!" anıdır.