Meisner tekniği, Sanford Meisner'ın Stanislavski sistemini yeniden yorumlamasıyla ortaya çıkan ve oyuncunun gerçek tepkilerini, önceden planlanmış değil, karşıdaki partnerden gelen uyarıya verilen anlık tepkileri, temel malzeme olarak kullanan bir pedagojik sistemdir. Meisner'ın özlü tanımı, „living truthfully under imaginary circumstances\", tekniğin özünü ifade eder.\n\nMeisner tekniğinin omurgasını oluşturan alıştırma „tekrar alıştırması\" (repetition exercise) sadeliğiyle radikaldir: iki oyuncu birbirini gözlemleyerek karşıdakinde gördüklerini, fiziksel bir özelliği, bir duygu izini, bir değişimi, tekrar eden cümlelerle dile getirir. Bu alıştırmanın amacı metin ezberlemek ya da davranışı planlamak değil, dikkati partnere kilitlemek ve ortaya çıkan şeye tepki verme refleksini geliştirmektir.\n\nProvadan sahneye aktarım sürecinde Meisner tekniği oyuncudan hem karakterin yaşam koşullarını derinlemesine araştırmasını hem de bu araştırmanın birikmesine güvenerek sahne anında spontan kalmasını ister. Bu denge, hazırlık ve anlık tepki arasındaki gerilim, tekniğin en zorlu boyutudur. Oyuncu sahne metnini ve bloklama'yı öğrenmiş, karakterin motivasyonunu içselleştirmiş, ama bunların hiçbirini uygulama anında „kontrol etmeden\" bırakmayı başarmış olmalıdır.\n\nMeisner tekniğinin prova sürecindeki pratik bir kısıtı zaman gereksinimidir. Temel reflekslerin yerleşmesi için 2 yıllık bir eğitim süreci öngörülür; bu nedenle kısa prova süreleri olan profesyonel prodüksiyonlar tekniğin katmanlı derinliğinden yalnızca kısmen yararlanabilir.