Kariyer değişikliği deneyimim üç yıl önce bir öğleden sonraki sessizlikte başladı. Monitörün önünde oturmuş, kodu düzeltiyor, bir yerden bir yere kopyalıyor, test ediyordum. Başarılı. Ama boş. O boşluk küçük bir kıpırtıydı. Yavaş yavaş büyüdü. Bir şey değiştirmeliyim, diye düşündüm. Ama ne? Ve nasıl? Öğretmenlik fikri garip geldi başta. Mesleği terk etmek, yeniden başlamak, maaşı düşürmek. Mantıklı tarafı yoktu. Kariyer değişikliği deneyimi boyunca en çok duyduğum şey şuydu: "Bu zamanda bu kadar iyi bir maaşı bırakırsın mı?" İnsanlar iyi niyetle soruyor ama bu soru yanlış soruyu soruyor. Para ne kadar, evet. Peki öte yanda ne var? Geçiş bir gecede olmadı. Yazılım işine devam ederken yan yolda öğretmenlik başvurularına baktım. Deneme olarak bir kursa girdim, küçük bir gruba anlattım. O anda fark ettim: bu farklı hissettiriyor. Üçüncü yılın sonunda bakıyorum ve şunu görüyorum: maaşım düştü ama zihin dolup taşmıyor artık. Sabahları daha az direnerek kalkıyorum. Öğrencilerin bir şeyi anladığı anlarda yaşadığım his, hiçbir yazılım projesi teslim edildiğinde vermemişti. Kariyer değişikliği deneyiminin en zor yanı başkalarını ikna etmek değil, kendi içindeki şüpheyle yaşamak. Üç yıl sonra o şüphe azaldı. Ve bu azalma, kararın doğru olduğunu söylüyor.