Lens önüne takılan UV filtre ya da koruyucu cam, öncelikle fiziksel koruma amacıyla kullanılır. Ancak UV filtre lens koruyucu seçimi optik kalite açısından da önemli bir karardır ve doğru tercih, onlarca hatta yüzlerce liralık lens yatırımının ne ölçüde değer taşıyacağını etkiler. UV filtrenin orijinal amacı analog fotoğrafçılık döneminden gelir; film, mor ötesi ışığa karşı hassastı ve UV filtreler bu etkiyi kesmek için tasarlandı. Dijital sensörler kendi içinde UV bloklama katmanı barındırır; bu yüzden dijital fotoğrafçılıkta UV filtre yalnızca mekanik koruma işlevi görür. UV filtre lens koruyucu karşılaştırmasında iki filtre arasındaki temel optik fark cam kalitesi, kaplama sayısı ve yüzey düzlüğüdür. Ucuz UV filtreler düşük kaliteli cam ve az sayıda yansıma önleyici kaplama (multi-coating) içerir. Bu filtreler güçlü yan ışık altında flare ve ghosting yaratır; görüntü kontrastını düşürür. Parlak ışık koşullarında lens hood ile birleşen bu filtreler bazen ek yansıma düzlemleri oluşturarak hood'un sağladığı kazanımı kısmen geri götürür. Yüksek kaliteli UV filtreler (çok katlı kaplama, seçici cam) bu sorunları minimize eder. Test koşullarında kontrollü parlak ışık altında bile kalite kaybı neredeyse görünmez hale gelir. Optik kalite üzerindeki etki pratik koşullarda çok az fark yaratabilir. UV filtre lens koruyucu seçiminde koruyucu cam kavramı ayrıdır: bazı üreticiler "clear" ya da "protective" olarak sattığı optik filtreler, UV bloklama niteliği taşımayan ve yalnızca mekanik bariyer oluşturmak üzere tasarlanmış elemanlardır. Optik açıdan biraz daha basit bir hedefi var ama pratikte fark minimal. Pratik öneri: Eğer koruma öncelikli amaçsa yüksek kaliteli çok katlı kaplamalı bir UV filtre ya da koruyucu cam yatırım değerindedir. Optik saflığı maksimize etmek istiyorsanız ve lensi koruma altındaki koşullarda kullanıyorsanız filteresiz çekim her zaman teorik olarak en temiz seçenektir. Risk-getiri dengesi kişisel önceliğe göre değişir.