Bir yazılım ekibi "biz mikroservis mimarisine geçiyoruz" dediğinde, bu kararın arkasında çoğunlukla teknik bir zorunluluk değil, sektörel bir moda yatıyor. Mikroservis aşırı kullanımı tam da bu noktada başlıyor: mimari seçim, sistemin gerçek ihtiyaçlarından değil, ne yapılması gerektiğine dair genel bir inançtan üretiliyor. Mikroservis mimarisi belirli bir ölçek sorununu çözmek için ortaya çıktı. Binlerce mühendis aynı kod tabanına dokunduğunda, bağımsız dağıtım ihtiyacı kaçınılmaz hale gelir; servislerin birbirinden yalıtılması gerçek bir operasyonel avantaj sağlar. Bu bağlamda mikroservis mantıklı bir seçimdir. Ancak aynı mimariyi on kişilik bir ekiple beş bin kullanıcıya hizmet veren bir uygulama için seçmek, problemi çözmek yerine problem üretir. Her servis kendi dağıtım sürecini, kendi izleme altyapısını, kendi ağ politikasını ve kendi hata senaryosunu beraberinde getirir. Distributed systems'ın getirdiği karmaşıklık, servisler arası gecikme, kısmi başarısızlık yönetimi, dağıtık izleme, küçük ekiplerin çözmek zorunda olmadığı problemleri onların gündemine sokar. Mikroservis aşırı kullanımı tartışmalarında sıkça duyulan savunma şudur: "ileride büyüyünce hazır olalım." Bu mantık cazip görünür ama pratikte iki sorun doğurur. Birincisi, nasıl büyüyeceğinizi bugünden doğru tahmin etmek son derece güçtür; monoliti yerinde tasarlamak gelecekteki servisleri şimdiden çizmekten çok daha esnektir. İkincisi, bugünün karmaşıklığı ekibi bugün yavaşlatır ve bir ürün ölüyorsa gelecek büyüme senaryosunun önemi kalmaz. Peki ne yapılmalı? Mimari karar, ekip büyüklüğünü, trafik hacmini ve bağımsız dağıtım gerçek ihtiyacını tartarak verilmelidir. Küçük ölçekte iyi yapılandırılmış bir monolit, karmaşık bir mikroservis kümesinden çoğunlukla daha yönetilebilirdir. Büyüdükçe doğal parçalama noktaları ortaya çıkar; o noktada servislere geçmek mümkündür. Mikroservis aşırı kullanımının maliyeti sadece teknik değildir. Ekip dikkatinin büyük bölümü altyapı sorunlarına gider, ürün sorunlarına daha az yer kalır. Bu denklem, teknoloji seçiminin gerçek bir iş kararı olduğunu hatırlatır.