WhatsApp pazarlama deneyimim oldukça beklenmedik bir şekilde başladı. Müşterilere e-posta gönderiyordum; açılma oranı yüzde on beşti. Bir arkadaşım 'neden mesajlaşma uygulamasını denemiyorsun?' dedi. WhatsApp pazarlama deneyimine ihtiyatlı başladım. İzinsiz mesaj göndermek spam olurdu, hem etik değil hem etkisizdi. Önce mevcut müşterilerle küçük bir grup kurdum, gönüllülük esasıyla. 'Özel teklifler ve ürün haberleri için gruba katılmak ister misiniz?' dedim. Otuz kişi katıldı. İlk mesajımda bir indirim kodu gönderdim. Altı saat içinde dokuz satış geldi. E-posta kampanyasında aynı indirimle iki günde sekiz satış yapıyordum. Hız ve oran açısından fark çarpıcıydı. Ama sorunlar da çıktı. Bazı üyeler her mesajı yorumlayıp gruba yazıyordu, grup kalabalıklaşınca kontrolden çıkmaya başladı. Bireysel mesaja döndüm, grup yönetimini bıraktım. WhatsApp pazarlama deneyiminin bana öğrettikleri: mesajlaşma kanalı samimi ve hızlı ama mahremiyete dikkat etmek şart. Çok sık mesaj atmak, insanları rahatsız ediyor ve grubdan çıkılıyor. Haftada bir, değerli içerik, bu denge benim için doğru oldu. İki yıl sonra bu liste benim en bağlı müşteri grubuma dönüştü.