İtalya'da İtalyanca öğrenme deneyimim, "yurt dışındayken dil kendiliğinden gelişir" mitini test etti. Sonuç: mitin gerçekle pek ilgisi yok. Altı ay İtalya'da olacaktım. Gitmeden önce düşündüm: "Dili oraya gidince öğrenirim." Oraya gidince gördüm ki öğrenmek için aktif çaba gerekiliyordu. Neden orta kaldım? Çünkü çevrem Türkçe konuşan insanlardan oluştu büyük ölçüde. Erasmus programındaydım ve diğer uluslararası öğrencilerle İngilizce konuşuyordum. İtalyanlarla temasım sınırlıydı. İtalya'da İtalyanca öğrenmenin zorluğu bu: ev ortamı dilde değil. Dil ortamında yaşıyorsunuz ama dili aktif kullanmıyorsunuz. Uçuncu aydan itibaren bilinçli değiştirdim bunu. Her hafta en az iki kez İtalyan biriyle sohbet etmeyi hedefledim. Dil tandem uygulamasından birini buldum, kahve içmeye gittik. O son üç ay gelişim hızlandı. Aynı süreyi baştan böyle geçirseydim, orta değil iyi seviyede çıkardım. İtalya'da İtalyanca öğrenme deneyimim bana şunu öğretti: Ortam yeterli değil, kullanım şart. Dil beynin pasif dinlemesiyle değil, aktif üretimiyle yerleşiyor. Ülkede olmak sadece malzemeyi sunuyor. İnşaat için çalışmak gerekiyor.