3-2-1 yedekleme stratejisi analizi ile RAID tabanlı sistemler arasındaki farkı anlamak için önce ne tür bir koruma sağladıklarını netleştirmek gerekir. Bu iki yöntem sıklıkla birbirinin alternatifi gibi sunulur; oysa farklı tehditlere karşı tasarlanmışlardır. RAID (Redundant Array of Independent Disks), disk arızasına karşı sürekliliği sağlar. Bir disk çöktüğünde sistem çalışmaya devam eder; veri kaybı yaşanmaz. RAID-1 yansıtma yapar, RAID-5 eşlik bitleri kullanır, RAID-6 iki disk kaybını tolere eder. Ancak RAID bir yedekleme sistemi değildir. RAID'in gözden kaçırılan zayıflığı şudur: mantıksal hataları, fidye yazılımı saldırılarını ya da yanlışlıkla silinen dosyaları yansıtır. Bir dosyayı yanlışlıkla silerseniz, bu silme işlemi gerçek zamanlı olarak tüm RAID üyelerine yansır. Kurtarılabilecek tarihsel bir kopya yoktur. 3-2-1 yedekleme stratejisi analizi tam da bu noktada devreye girer. Strateji şöyle çalışır: 3 kopya verinin 2 farklı ortamda, 1 tanesi coğrafi olarak uzak konumda tutulmasını öngörür. Bu yapı tarihsel kopyaları korur; fidye yazılımı yerel ve ağ yedeklerini şifrelese bile uzak kopya sağlıklı kalır. Felaketten kurtarma kapasitesi karşılaştırıldığında, RAID yüksek kullanılabilirlik sağlar ama veri koruma derinliği sınırlıdır. 3-2-1 yedekleme stratejisi analizi ise daha geniş tehdit kapsamı sunar; disk arızası, fidye yazılımı, yangın, sel ve insan hatası gibi çok sayıda senaryoda koruma sağlar. Maliyet boyutuna bakıldığında, RAID kurulumu başlangıçta pahalıdır ama işletim maliyeti düşük tutulabilir. 3-2-1 stratejisinde bulut depolama, harici disk ve yönetim süreci ek maliyet oluşturur. Kurumsal düzeyde doğru yaklaşım ikisini birlikte kullanmaktır: RAID üretim ortamındaki sürekliliği korurken, 3-2-1 yedekleme stratejisi analizi temelli bir yedek planı geniş kapsamlı korumayı sağlar. Tek başına RAID kullanan ve "yedeklerim var" diyen kuruluşlar, ciddi bir yanılgı içindedir.