Veri bilimine geçiş fikri aklıma iş yerindeki bir excel tablosunu incelerken geldi. Sayıların içinde bir hikâye vardı, onu görmek istiyordum. IK'da çalışıyordum ama sayılarla bu kadar ilgili olmak tuhaf hissettiriyordu. Kendi kendime sormam altı ay sürdü: "Gerçekten mi istiyorum bunu?" Şüpheyle baktım. Yaşım otuzun üstündeydi, matematiğim biraz paslıydı, teknik geçmişim yoktu. Veri bilimine geçiş için kurslar almaya başladım. Akşamları, hafta sonları. İlk istatistik konularında gerçekten zorlandım. Lise matematiği hatırlamıyordum düzgün. Baştan gitmek gerekti. O dönem kolay değildi. Gündüz IK işleri, akşam ders çalışmak. Ailemi, arkadaşlarımı azalttım. Sosyal hayatım daraldı. Bu fedakarlıkların bitmeyeceği dönemler oldu. Veri bilimine geçiş sürecinin bir noktasında portföy oluşturdum. Küçük projeler, kendi analizlerim. Bunları paylaştığımda geri bildirim aldım. Kimi "iyi" dedi, kimi eksik gösterdi. Her ikisi de öğretti. 18 ayın sonunda IK alanından farklı bir şirkette veri analisti olarak işe başladım. Maaşım arttı ama asıl fark şuydu: sabahları daha istekli kalkıyorum. Veri bilimine geçiş yolculuğunun en büyük öğretisi: Kariyer değişikliği imkânsız değil ama maliyet gerektiriyor. O maliyeti bilip kabullenerek başlamak, yarı yolda bırakmamayı kolaylaştırıyor.