Bisiklet yaya altyapısı sorunu, şehirlerde her geçen gün daha fazla insanı etkiler hâle geliyor. Yeni düzenlenen kavşaklarda bisiklet şeridi yokluk ya da aniden bitiyor; kaldırımlar araç park alanına dönüşüyor; yaya geçitleri zemin yükseklik farklılıkları nedeniyle engelli bireylere kapalı işliyor. Bu sorunlar tesadüf değil; bisiklet yaya altyapısı konusunun şehir planlamasında önceliklendirme listesinde alt sıralarda yer almasının doğal sonucu. Araç merkezli tasarım, karar alıcılar tarafından rasyonel bir tercih gibi sunuluyor. Oysa veriler farklı bir tablo çiziyor: Yürüme ve bisiklet ağlarına yapılan yatırımların aynı bütçedeki yol yatırımlarına oranla daha fazla kişi başı hareket olanağı sağladığı, karbondioksit salımını düşürdüğü ve kentsel yaşam kalitesini artırdığı belgelenmiş durumda. Bisiklet yaya altyapısı yatırımlarının şehir planlamasına entegre edilebilmesi için, bu alanın özgün bütçe kalemleri altında takip edilmesi ve performansının ölçülmesi gerekiyor. Yaya ölçümlerinin ve bisiklet kullanım verilerinin rutin toplanması, yatırımın etkisini görünür kılarak politik iradenin yönlendirilmesine katkı sağlar. Araca tahsis edilen alan, insana tahsis edilemez olmak zorunda değil.