Keman parmak sertleşmesi benim için ilk üç ayın en somut fiziksel deneyimiydi. Kemana başladığımda parmak uçlarımın ne kadar hassas olduğunu bilmiyordum. İlk derste hoca bunu söylemişti ama "anlarım" diye geçiştirmiştim. Geçiştirme yanılgısıydı. Birinci ay tam bir acı dönemiydi. Keman tellerine her bastığımda parmak uçlarım yanıyordu. Özellikle sol elin dört parmağı, tel üzerinde yeterince basınç kuramıyordu; ses boğuk ve net değildi. Keman parmak sertleşmesi olmadan temiz ses çıkarmanın yolu yok. Hocam bana pratik öneriler verdi: egzersizden sonra soğuk su, tel basıncını yavaş yavaş artırmak, aşırı uzun seanslar yapmaktan kaçınmak. Keman parmak sertleşmesi aceleci davranışla daha yavaş geliyor; ama düzenli kısa seanslarla hızlanıyor. İkinci ayın ortasında fark ettim: sol elin işaret ve orta parmakları belirgin biçimde sertleşmişti. Yüzey dokusu değişmişti. Bunları tel üzerine koyduğumda eskisi gibi yanmıyordu. Keman parmak sertleşmesi tamamlanmış değildi ama kapı açılmıştı. Üçüncü ayda sertleşme tüm parmaklara yayıldı. Ses kalitesi de belirgin biçimde arttı; parmak basıncım yeterliydi artık. Bu fiziksel dönüşüm bende çok güçlü bir his yarattı: beden öğreniyor, beden uyum sağlıyor. Keman parmak sertleşmesi geçici acının kalıcı bir yetkinliğe dönüşmesinin somut örneği. Vazgeçmeyen kazan.