Türk komedi filmleri eleştirisi, yerli sinemanın en popüler ve aynı zamanda en tartışmalı türünü mercek altına alıyor. Kaba güldürü, fiziksel komedi ve karikatürize karakterlerin egemenliğindeki Türk komedi sineması neden kendini yenileyemiyor? Türk komedi filmleri eleştirisi yapılırken önce piyasa gerçeğini kabul etmek gerekiyor: Bu filmler izleniyor. Kaba güldürüye dayanan komedi filmleri gişe sıralamalarında üst sıralarda yer bulabiliyor. Bu başarı, tür tercihinin tamamen yanlış olmadığını gösteriyor; ama popüler olmanın sanatsal yeterliliği kanıtlamadığını da hatırlatmak gerekiyor. Yerli komedi sinemasının yenilik yaratamamasının birden fazla açıklaması var. Üretim sürecindeki risk iştahı düşük. Bilinen formülün gişe garantisi, stüdyoları yeni anlatı deneylerini finanse etmekten alıkoyuyor. Türk komedi filmleri eleştirisi çerçevesinde bu kısıtlayıcı yapı belirleyici bir rol oynuyor. Senaryo yatırımı yetersizliği de tartışmada sık gündeme geliyor. Kaba güldürü zaman zaman zayıf senaryo sorununu saklıyor; gülünç bir duruma soktuğunuz bir karakter, gerçekten yazılmış olmayı zorunlu kılmıyor. Bu kısa yol, senarist ve hikaye anlatıcısı yetiştirme çabasını zayıflatıyor. Bu noktada farklı bir soru sormak gerekiyor: Türk komedi sinemasında gerçekten nitelikli anlatı denemeleri hiç yapılmıyor mu? Yapılıyor; ama bu filmler çoğu zaman çok daha sınırlı bir dağıtım ağına sahip oluyor ve geniş kitleye ulaşamıyor. Nitelikli örneklerin görünürlük sorunu, sorunun yalnızca üretim tarafında olmadığını da gösteriyor. Türk komedi filmleri eleştirisi, kaba güldürünün tamamen anlamsız olduğunu söylemiyor. Ama bu türün tek geçerli seçenek gibi yıllardır oturduğu yerde durmaya devam etmesi, hem seyirciyi hem de sektörü farklı seçeneklerle beslemek açısından yetersiz.