Tiyatro ışık tasarımı, seyircinin gözünü yönlendiren, zaman ve mekânı yaratan ve duygusal atmosferi şekillendiren sessiz ama güçlü bir anlatım aracıdır. Tiyatro ışık tasarımının en temel işlevi sahneleme alanını tanımlamaktır. Spot ışık bir oyuncuyu karanlık içinde çerçeveler; seyircinin dikkati otomatik olarak aydınlatılmış noktaya odaklanır. Geniş sahne dolgusu ise bütün bir mekânı ortaya çıkarır. Tiyatro ışık tasarımı bu araçlarla sahnenin hangi bölümünün aktif olduğunu her an bildirir. Zaman geçişlerini ifade etmek de ışığın kritik görevlerinden biridir. Sıcak sarı-turuncu tonlar şafak veya akşamı, soğuk mavi sahneleme gece veya kış mevsimini çağrıştırır. Işığın yavaşça kararması zaman atlaması yaratır; ani kesiş ise dramatik bir kırılmayı işaret eder. Bu anlatım aracı tiyatro ışık tasarımının sinemayı etkilediği en belirgin alandır. Ruhsal ve duygusal atmosfer için renk jeli filtreler kullanılır. Kırmızı tonu tehlike veya tutku ile ilişkilendirilirken yeşil bazı kültürel bağlamlarda hastalık veya doğaüstü çağrışım taşır. Tiyatro ışık tasarımı renk seçimi, dramatik anlam ve kültürel okuma birlikte değerlendirilir. Gölge ve siluet kullanımı da tasarımın araç setinde yer alır. Bir karakterin yalnızca gölgesini göstermek hem estetik hem de dramatik açıdan güçlü bir etki yaratır; sır, korku veya mesafeyi ifade eder. Işık tasarımcısı, dekor ve kostüm tasarımcısıyla iş birliği içinde çalışır; çünkü tiyatro ışık tasarımı hem kumaş renklerini hem de sahne zeminini farklı biçimde görünür kılar.