Match cut kurgu tekniği, iki ardışık çekimi görsel ya da kavramsal bir köprüyle birbirine bağlayan kurgu prensibini tanımlar. Bu köprü, hareket eşleşmesi (action match), form eşleşmesi (graphic match) ya da metaforik ilişki yoluyla kurulabilir; her durumda amaç, kurgu kesiğini hem sürekliliği koruyarak hem de anlam üretimiyle geçirmektir. Hareket eşleşmeli match cut'ta, bir sahnedeki hareketin geometrisi ya da dinamiği bir sonraki sahnede sürdürülür. Bir karakterin bir mekânda dönen kolu, kesim sonrasında farklı bir sahnede aynı yönde dönen nesneyle devam ettirilir. Bu eşleşme, izleyicinin hareketi zihinsel olarak köprülemesini sağlar ve ani mekân değişiminin yarattığı yönelim bozukluğunu engeller. Match cut kurgu pratiğinin en bilinen örneği, kavramsal eşleşmenin metaforik boyuta taşındığı graphic match kategorisindedir: Kubrick'in 2001: A Space Odyssey filminde fırlattığı kemik, uzayda yüzen uzay mekiğiyle kesilir. İki nesne arasındaki görsel biçim benzerliği, silindirik, havada hareket eden, hem kompozisyonel bir eşleşme hem insanlık tarihinin özetlendiği anlatısal bir sıçrama sağlar. Sinema tarihinin en çok analiz edilen tek kesiği olma unvanını taşıyan bu match cut, tekniğin anlatısal kompresyon kapasitesini mükemmel biçimde örnekler. Matching on action, match cut'un rutin üretimdeki en yaygın uygulamasıdır: Bir karakterin kapıya uzanan eli geniş açıdan kaydedilir; kesimle birlikte yakın planda parmaklar kapı koluna değer. Filmin gerçekçilik protokolüne dahil olan seyirci bu geçişi akıcı algılar, mekân ve zaman atlayışının farkına bile varmaz. Bu yanılsama, sinema dilinin seyirciyle kurduğu örtük sözleşmenin temelidir. Match cut kurgu tekniğinin kavramsal zıttı jump cut'tır: Aynı çekimden alınan parçalar ya da eşleşmesiz geçişler, sürekliliği kasıtlı olarak kırarak filmi sahne yapayının yapayım olduğunu anımsatan bir keskinliğe kavuşturur. Jean-Luc Godard ve Fransız Yeni Dalga'nın jump cut kullanımı, match cut mantığını tersine çevirerek sinemanın kurgu kurallarını estetik malzeme olarak kullanan bir tavır geliştirdi. Müzik videoları ve reklam filmlerinde match cut, ritim ve görsel çarpıcılık için işlevsel bir araç olarak yaygınlık kazanmıştır; ancak bu bağlamlarda anlam üretiminden ziyade estetik akıcılık ön plandadır.