Docs as code deneyimim, bir konferans konuşmasını izledikten sonra başladı. Konuşmacı teknik dökümanları kodla aynı iş akışında yönetmenin harikalarını anlatıyordu. Ben de 'hemen uygulayacağım' dedim. Birkaç hafta sonra ne yaptım bilmiyorum diyordum. Docs as code deneyiminin başında araçlar bunalttı beni. Statik site üreteci, Markdown editörü, CI/CD pipeline, versiyon kontrol... Bunları ayrı ayrı öğrenmek bile zaman alırken hepsini birlikte çalıştırmak bambaşka bir şey. İlk hata aşırı erken otomasyon. 'Her commit'te otomatik yayınlansın' dedim ve bir gün hatalı içerik doğrudan siteye gitti. Biraz utanç, çok ders. İkinci hata ekibi hazır etmemek. Geliştiriciler dökümanı da Git üzerinden takip etmeli, ama onlara 'artık böyle çalışıyoruz' dedim ve öğretme fırsatı kaçırdım. İlk hafta bana 'dökümanı nerede buluyoruz?' soruları yağdı. Docs as code deneyimi yavaş yavaş rayına oturdu. Önce kendi iş akışımı sabitlettim. Commit mesajı formatı, dosya adlandırma, klasör yapısı. Bunları kılavuza yazdım ve paylaştım. Haftalar sonra ekip alıştı. Şimdi bu yaklaşımı kimseye tavsiye ediyor muyum? Kesinlikle evet. Ama 'kaos normaldir, geçicidir' diyerek. Docs as code deneyimi başlangıçta sarsıyor; sabırlıysanız, sonuçları inanılmaz.