Tıbbi kimya araştırmacıları, altın nanoparçacık kanser tedavisi alanında faz I klinik deney verilerini yayımladı. Nanoparçacıkların tümör dokusunda seçici birikim gösterebildiğini ve fototermik tedaviyle kombinasyon halinde kullanıldığında tümör hücre ölümünü tetiklediğini ortaya koyan bulgular, preklinik çalışmaların ötesine geçen ilk insan verilerini sunuyor. Altın nanoparçacık kanser tedavisinin teorik temeli, nanoparçacıkların tümör damarlığındaki yüksek geçirgenlik ve birikim (EPR) etkisinden yararlanmasına dayanıyor. Sağlıklı damarlar düşük geçirgenlik gösterirken, hızla büyüyen tümörlerdeki damarlar daha geniş boşluklar barındırıyor. Uygun boyutlandırılmış nanoparçacıklar bu boşluklardan geçerek tümör mikroortamında birikim yapıyor. Faz I denemede kullanılan altın nanoparçacık kanser tedavisi protokolü, intravenöz nanoparçacık enjeksiyonunun ardından lazer bazlı ısıtma uygulamasını kapsıyor. Nanoparçacıklar kızılötesi lazer ışığını absorbe edip ısıya dönüştürüyor; bu lokalize ısı artışı çevre dokular zarar görmeksizin tümör hücrelerini öldürmeyi hedefliyor. 15 hastanın dahil edildiği bu erken faz denemesinde altın nanoparçacık kanser tedavisi güvenlik profili kabul edilebilir bulundu. Ciddi yan etki görülmezken hafif ateş, uygulama bölgesinde geçici hassasiyet ve hafif bulantı raporlandı. Etkinlik açısından ise beş hastada tümör hacminde yüzde 20 ile 45 arasında azalma gözlemlendi. Araştırmacılar, altın nanoparçacık kanser tedavisinin mevcut standart tedavilerle kombinasyonunun faz II denemesi için planlama aşamasında olduklarını açıkladı. Hangi kanser tipleri için bu yaklaşımın en uygun olduğu ve kemoterapi ya da radyoterapiyle nasıl entegre edileceği, önümüzdeki araştırma gündeminin odağında yer alıyor. Klinik çevremin dikkatini çeken bir başka bulgu, nanoparçacıkların bağışıklık sistemiyle etkileşimi. Bazı hastalarda tümör bölgesinde artmış immün hücre infiltrasyonu gözlemlendi; bu, fototermik etkinin ötesinde bir immün aktivasyon potansiyelini akla getiriyor.