Teknik kurucu bulmak, girişimcilik yolculuğumda en uzun süren ve en çok enerji alan süreç oldu. Yazılım bilmiyordum. Fikrim vardı, problem tanımım vardı, ilk müşteri adaylarım bile vardı. Ama geliştirici yoktu. Teknik kurucu bulmak için önce çevremdeki mühendislere ulaştım. "İş bu" dedim, anlattım. Bazıları ilgilendi, birkaç toplantı oldu. Sonra gündelik işleri, maaşları ve belirsizliklerden duyulan korku devreye girdi, anlaşılamadı. Sonra etkinliklere gitmeye başladım, hackathon'lar, buluşmalar, startup toplantıları. Orada farklı bir şey gördüm: İnsanlar bir şeyler denemek istiyordu ama bir fikir ortağı arıyordu. Ben fikir tarafıydım. Bir süre sonra birini buldum, ama kısa sürede çalışma tarzlarımızın çok farklı olduğunu gördük, ayrıldık. Teknik kurucu bulmak konusunda bir şey anladım: Teknik beceri, yalnızca bir boyut. Birlikte çalışma tarzı, karar alma biçimi, stres altındaki tutum, bunlar en az teknik yetenek kadar belirleyici. Son denemede farklı bir şey yaptım. Ortak aradım derken somut bir şey ürettim, kağıt üzerinde bile olsa. "Bu ürünü birlikte yapalım" değil, "şu küçük parçayı test edelim" dedim. Bu yaklaşım, doğru kişiyi çekti. Hâlâ öğreniyorum. Teknik kurucu bulmak, bir kez çözdükten sonra biten bir mesele değil. İlişkiyi sürdürmek, işi sürdürmek kadar emek istiyor.