Ev bahçeciliği deneyimim üç yılı doldurduğunda geriye baktım ve fark ettim: Toprağı kazıyarak aslında kendimi de öğrenmişim. Başlangıçta küçük bir balkon saksısından başladım. Fesleğen, maydanoz, birkaç çiçek. Ev bahçeciliği deneyimimin ilk yılı bu küçük denemelerle geçti. O ilk yılın en büyük dersi: Toprak her şeydir. Ben genel amaçlı torba toprak aldım, koydum, ektim. Bazı bitkiler tuttu, bazıları soldu. Fark ne? Toprak kıvamı. Ev bahçeciliği deneyiminin erken döneminde toprağı anlamak zaman alıyor ama her şeyin temeli bu. İkinci yılda bir bahçe kiralama imkânı buldum, bir toplum bahçesi parseliydi. Ev bahçeciliği deneyimim burada farklı bir boyut kazandı. Daha geniş alan, daha fazla ürün, ama aynı zamanda daha fazla sorunluluk. O yıl öğrendiğim en kritik şey: Rotasyon. Aynı yere her yıl aynı bitkiyi ekersen toprak yoruluyor. Ev bahçeciliği deneyiminde bu rotasyon mantığı hem toprak sağlığını korur hem de hastalıkları azaltır. Üçüncü yılda kompost yapmaya başladım. Kendi mutfak artıklarımı toprağa geri verdim. Ev bahçeciliği deneyiminin bu döngüsel tarafı bana ayrı bir memnuniyet verdi. Üç yılın en değerli öğrenimi ise gözlem. Sabah bahçeye çıkıp bakmak, yapraklarda renk değişimi mi, böcek mi, kuruma mı? Ev bahçeciliği deneyimi her gün biraz dikkat istiyor. O dikkat zamanla sezgi haline geliyor. Şimdi bir fideyi aldığımda toprağa bakmadan, koşullara bakmadan dikmiyorum. Üç yıl bana acele etmemeyi öğretti.