Köprü tasarımı estetik meselesi, mühendislik projelerinde görsel kalitenin göz ardı edildiği alanlardaki sorunun somut bir örneğidir. Türkiye, son yirmi yılda yüzlerce yeni köprü inşa etti; ancak bu köprülerin büyük çoğunluğu, işlevselliğin ötesinde herhangi bir kentsel veya doğal çevreyle estetik bir diyalog kuramadı. Köprü tasarımı estetiği, sanıldığı gibi lüks bir kaygı değildir. Köprüler, bir şehrin ya da bölgenin kimliğini biçimlendiren yapılardır; bu yüzden pek çok dünya şehrinde köprüler birer mimari ikon haline gelmiştir. Türkiye'nin büyük kentlerindeki bazı köprüler ise betonarme yığınından ibaret görünmekte, çevresindeki silüetle hiçbir ilişki kurmamakta ve yaya deneyimine sıfır katkıda bulunmaktadır. Sorunun bir boyutu teknik disiplinler arasındaki kopukluktur. Mühendislik projeleri mimar katılımı olmaksızın tamamlanmaktadır. Köprü tasarımı estetiği, ihale şartnamesine genellikle dahil edilmemektedir. Değerlendirme kriterleri taşıma kapasitesi ve maliyet üzerine kuruludur; görsel uyum ve kentsel bağlam kriterlere girmez. Bir diğer sorun da kentsel planlama sürecinin köprü tasarımını bütüncül olarak ele almamasıdır. Köprü kararları çoğu zaman siyasi önceliklerle belirlenmekte, çevresel ve estetik etki değerlendirmesi yapılmadan uygulamaya konulmaktadır. Yol gösterici örnekler mevcuttur: tasarım yarışması zorunluluğu, mimar-mühendis ortak ekibi şartı ve bağımsız tasarım değerlendirme jürisi gibi uygulamalar, köprü tasarımının kalitesini ciddi ölçüde yükseltebilir.